Öncelikle kitap bir Yunan akademisyen tarafından hazırlanmış akademik bir çalışmadır. Bu yönüyle ülkemizde çıkan benzer çalışmalardan ayrılmaktadır. Türk-Yunan ilişkileri üzerine kaleme alınan bu eserde ikili ilişkilerin tarihsel sürecine odaklanırken aynı zamanda konu jeopolitik, din, siyaset gibi birçok boyutta incelenmiştir.
Benim için ilgi çekici olan kısım Türk-Yunan anlaşmazlıkları konusunda kitabın Yunan tezlerini ele alış biçimi oldu. Yunan milliyetçiliğinin ''inşa'' sürecine eleştirel bir çerçeveyle yaklaşmıştır. Ortaya konan Yunan milli tarih anlatısındaki çelişkilere ve sebeplerine değinirken buradan yola çıkarak iki taraf arasındaki anlaşmazlıklardaki Yunan tezlerini detaylı bir şekilde açıklamıştır. Bu yaklaşım da Yunanistan'ın meselelere bakışını anlamak için okuyucuya uygun bir zemin vermektedir.
Aynı zamanda söz konusu anlaşmazlıklara yönelik Türk tezlerine de yer veren çalışma, Türk milliyetçiliğinin gelişimi gibi konular üzerinde durmamıştır. Kitabın ana konusu olmadığı için bu da anlaşılabilir bir durumdur.
Ayrıca Türk-Yunan anlaşmazlıklarının çözümlenmesi için yapılan girişimler, karşılıklı kaçan fırsatlar, algılamalardan kaynaklı sorunlar üzerinde de durulmuştur. Özellikle Adalar, kıta sahanlığı ve Kıbrıs Meselesinin süreçleri, karşılıklı tezleri, sorunların çözümü için atılan adımlar, ya da atılamayan adımların nedenleri üzerinde detaylıca durulmuştur. Kitapta tarafların birbirlerine yönelik tutumlarının ve algılarının gelişimi üzerinde de durulmuştur. Kitabın sonunda benzeri birçok çalışmada görüldüğü gibi çözüm önerileri sunan çalışma, maalesef bu konuda benzerlerinden bir adım ileriye geçememiştir. İki taraf arasındaki sorunların tespitindeki başarısına rağmen çözüm önerileri klasik iyi niyet temennilerinden öteye geçememiştir.