Bir insanın kiminle evleneceği, onun yaşamının en önemli kararıdır. Evleneceğiniz kişinin mühendis, doktor, varlıklı olmasından çok, hangi değerleri yaşadığı ve yaşatacağı önemlidir. "BİZ"değerlerinin yaşamadığı bir evliliğin mutlu bir evlilik olması mümkün değildir..
"O tür bakışlara, o ateşe gençliğinde herkes bir kere yakalanır, çoğu bunu fark etmez, bazıları da çabucak unutur. Bunun belki de karşılaştığınız en değerli ve en derin şey olduğunu, gençliğin kutsal ayrıcalığı olduğunu anlamanız için yaşlanmanız gerekir."
Her mucizenin gerçeklikte kendine ait bir aynası yok muydu ve oluşmakta olan bir hayatın fark edilmiş her anı erişilemez olanın ışığı, edebiyen akla hayale sığmaz olanın rüzgarı değil miydi?
Bir kadının, asla sevmediği bir kocaya sadık kaldığı için pişman olmaya başladığı ve artık solmaya başlayan güzelliğinin, anaçlıkla dişilik arasında tercih yapmak için son bir şans daha tanıdığı yaşlarda bir kez daha sorgulanır, isteğin büyülü ibresi son bir kez daha sorgulanır, istediğinin büyülü ibresi son bir kez daha erotik bir macerayla tümden vazgeçiş arasında gider gelir. Kadın bu noktada, ya kendi kaderini ya da çocuklarının kaderini yaşamak, anne ya da çocuklarının kaderini yaşamak, anne ya da kadın olmayı seçmek gibi riskli bir karar vermek durumundadır. Bu tür duygular üzerinde gözlemleri güçlü olan Baron, kadında yaşam ateşiyle özveri arasındaki o tehlikeli gidiş gelişi fark ettiğine inanıyordu.
Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek hiçbir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan kişi, bütün insaları anlayabilir.