Fatal

Fatal
İstek ve tembellik arasında
48 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
10/10
·126 syf.·
2021 1. kitabı
Fareler ve İnsanlar isimli kısa romanı okumaya başlamadan önce ABD'li yazar John Steinbeck'in hayatını iyi anlamamız gerek. Çünkü bu eser onun hayatıyla ilgili bir çok ortak nokta barındırıyor. Bilhassa üniversite yılları, Steinbeck maddi darlıktan dolayı üniversite yıllarını tıpkı babası gibi işçi olarak geçirmiştir. İşler yolunda gitmediği için eğitimi yarım kalmıştır. Romanın ana karakterleri olan Lennie ve George'da çiftliklerde karın tokluğuna çalışan işçilerdir. Lennie ve George tamamen zıt karakterlerdir. Bu zıtlık hem fiziksel hem de duygusaldır. Lennie iri cüssesine karşın nahif yapıdadır. George ise onun tam tersidir, cılız fizikli ve sert mizaçlıdır. Kendinden yaklaşık 150 yıl önce yaşayan Robert Burns'ün ''To a mause" şirinden etkilenerek eserine Fareler ve İnsanlar ismini vermiştir. Ona göre insanlarla farelerin işi sıkça ters gider. George'un, aklen dengesiz olan Lennie'i avutmak için kurduğu bir hayalle başlar bu kısa hikaye. Zamanla George'da kendini kaptırır hatta öyle bir hayaldir ki duyan diğer kimseler de istemsizce kendini bu hayale kaptırırlar. "Günün birinde büyük bir sebze bahçesi olan, içinde tavuklar, tavşanlar, domuzlar vs. bulunan büyük bir çiftliğe sahip olmak. Kendi işinin patronu olmak" O dönemin şartlarında işçi sınıf için gerçekten de mucizevi bir düştür bu. Feodalite kavramının Sanayi Devrimi'ne evrim sürecini yansıtmaktadır. Derebeyliğin etkisini kaybettiği, işçi ya da köle sınıfına olan ihtiyacın azalması ile kendini muallakta bulmuş insan sınıfı. O insan sınıfının psikolojik yansımasını bu eserde fazlaca görmekteyiz. Steinbeck, dönemin bir başka tartışma konusu olan ırkçılığa da değinerek sosyolojik alanda da net mesajlar aktarmaktadır. Eser zaman, mekan tasviri ve kişi analizi açısından doyurucudur. Okuru içine alıp, 20.
Edebiyat
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Mezarlık
7/10
·375 syf.·
2021 30. kitabı
Kitabı birkaç bölümde inceleyeceğim. Hadi başlayalım. Hikaye : Hikaye açısından zayıf ve tahmin edilebilir geldi. Hikayenin başından sonuna kadar kesin çizgilerle olmasada olayın nasıl olacağını kafamda tayin edebiliyorumdum. Alt metin: King, alt metin olarak ölüm, ölümsüzlük ve aile konularını ele aldı desek yanlış olmaz. İnsanlık her zaman ölümsüzlüğün peşinde olmuştur. Bu hayatta yeniden dirilmenin nasıl mümkün olacağını hep merak etmiştir. Ölümsüzlük iksirini edinmek istemenin neticesi hep yeni bir araştırmayı beraberinde getirmiştir... King'de mezarlık üzerinden bu olayı işliyor. Ama hayvan mezarlığında iş burada bitmiyor. Evet, gömülen kişi sonsuza kadar yaşıyor, ama şuursuz bir halde. King'in kitaba kattığı en iyi unsur da bu. Mezarlık sadece ölümsüz yapsaydı, insanların kafasından benzer sorular geçerdi " Niye bu kadar kötülüğün olduğu bir dünyada sonsuza kadar yaşamaya devam etmek isteyeyim?" " Acaba hayattan tad almaya devam edebilecek miyim?" " Sonsuza kadar ne yapabilirim? " Gibi sorular gelirken, King'in kitabında iş böyle değil. Sebebiyse insan şuursuz bir şekilde yeniden direleceği için, böyle soruların cevabını kendisinde bulamaz. Sizce Bir insan düşünemiyorsa, o insan gerçekten var mıdır? Ya da o bir insan mıdır?... Descartes'in ünlü sözü "düşünüyorum, o halde varım" bu sorulara cevap niteliğindedir. Bu hayatta benlik bilincimizi geliştirmek için çabalarken, bir insan düşünemeden bunu nasıl başarabilir? Aslında olay burada son bulmuyor. Çünkü kimse böyle bir ölümsüzlüğü tercih etmez. Burada kitapda ki olay devreye giriyor. Bir sevdiğiniz ölse onu bu şekilde geri canlandırır mıydınız? Karakterler: Öncelikle kitap da karakter azlığı var. Olaylar 5 veya 6 kişinin etrafında gerçekleşiyor. Tek ilgi çekici karakterde Jud diyebilirim. ( karakterler
Edebiyat
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,5bin okunma
... HAKİKATİ GÖREMEME...
9/10
·300 syf.·
2021 31. kitabı
Gerçekten çok guzeldi. Kurk Mantolu Madonna'yla benzerlikleri bir yana, daha da güzeldi bence felsefik altyapısından dolayı. Almak isteyene karakterler aracılığiyla fikirlerini, düşündüklerini ve sorularını aktariyor Sebahattin Ali bu kitabıyla. Son zamanlarda zaten düşünmeme sebep olan bir ikilemi bu kitap ile daha da düşünmeye başladim. Cevabi da yok aslında. Soru şu ki; "Bunu yapmayı canim istiyor ama ben istemiyorum." dediğimiz noktada bahsettiğimiz canımız nedir? Bir illüzyon mu? Yoksa içimizdeki çatışma mı? içimizdeki şeytan'da bunu kitap boyunca kitabın adından da anlayacağımız üzere bir şeytan olarak yorumluyor Omer karakteri. Ama kitabın sonunda o da aslında bu şeytanın kendisiyle bir göbek baği olduğunu fark ediyor. Bu soruyu yeni tanıştığım bir arkadaş ortamında yönelttiğimde çok güzel bir yanıt aldım. Keşke kendi fikrim olsaydı dediğim nadide fikirlerden biri. Dedi ki, ya 'kendimiz dediğimiz şey illüzyonsa? Yani aslında 'içimizdeki' diye niteleyip bizden uzaklaştırdığımiz şey aslında kendimizsek? Eğer böyleyse insan dediğimiz varlık sandiğımizdan da kötü olmaz mı? Bir çoğumuzun içinden dünyanın en saçma şeyleri geçiyor da biz onları bastırmıyor muyuz? Kötü diye nitelendirdiğimiz insanlar aslında bu illüzyonu daha az yaşayan insanlar olamaz mi? Ya da hazcılar? Bütün benliğimizin, bütün kavramlarimizın aslında ufak bir et parçasının içerisinde bulunduğunu düşündüğümüzde bu sorular daha da bir anlam kazanıyor. Ya kendimizi bulmak iyi bir şey değilse? Anlaşılan Sebahattin Ali de bu sorularin cevabını bulamamış. Ancak sorup, çeşitli yanitlar aramakla yetinmiş. lyilik ve kötülük sorunsalına da şu şekilde cevap vermiş; lyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demekti. Bende bu fena cevher fazla miktarda
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Karbon Kitaplar · 2019208,8bin okunma
İlerleyişimiz için Kibrit Biriktiriyourz...
9/10
Bilim-kurgu dalında okunacak güzel bir kitap, distopya türünün güzel örneklerinden biridir. Kitapta beğendiğim düşüncelerden biri; bir gün kitapların gerçekten yakılmasına karar verildiğinde buna toplumun yüzde 90'nın tepkisiz kalacağı düşüncesi, çünkü günümüzde insanların çoğu kitapları kendi hayatları için, kendi yaşam standartları için bir alet olarak görmektedir. Sosyal hesaplarından bunları paylaşmaları,sadece fotoğraf ögesi olarak kullanmaları bunları gösterir. Kendi egoları için bir nevi kitapları kullanmaktadırlar. İşte bu insancıklar kitapların yakılmasına izin verirler. Bugün yazar olmayan, gereksiz yazarlara hayranlık duymaları ve yazarlık kültürünü yaktıkları gibi....
1000Kitap
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma