Fatih A.

Fatih A.
@HBenol
Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.
Merhaba Tahir abi memnun oldum.
Puan vermedi
Keşke kitabı bitiri bitirmez sıcağı sıcağına yazsaydım incelemeyi ama şimdiye kısmetmiş. Başlayalım. Fakir Baykurt'un okuduğum ilk eseri kendisi. Hem de kendi hayat hikayesini anlattığı bir 'özyaşam öyküsü'. Toplamda 8 kitaplık bir dizinin ilk kitabı. Diğerlerini okur muyum... emin değilim. Fakat yanlış anlaşılmasın bepenmediğimden değil kalabalık listemden kaynaklı bir tercih bu. Yoksa kitap ilk hikayeden son hikayeye kadar öyle akıcı, sade, rahat bir okuma sunuyor ki beğenmemek elde değil. Bir de yöresel sözcükler için canlarım düşünüp kitabın arkasına sözlük eklemiş. Hikaye ile batı anadolunun bir köyüne resmen gidiyor oralarda geziyorsunuz. Ben doğu anadolunun nispeten kırsalında büyümüş birisiyim. Bu kitap sayesinde anadolunun batı kısmında kırsal yaşamı, adetleri, yaşayış biçimlerini, kendi büyüdüğün topraklarla benzerlik ve farklılıklarını sonuç ve toptan olarak bir anadoluluğu doya doya okudum öğrendim. Çok ama çok keyifliydi. Hikayelere ve içerik kısmına gelecek olursak.. ben romanı 3 bölüme ayırdım kafamda; Köyde geçen çocukluk anıları/ Dayının yanına büyük bir umutla gidilen ve hayata dair olumlu olumsuz tecrübeler edinilen süreç/ köye dönüş süreci ve öğrendikleri ile büyüyüp okumak için çaba gösterilen süreç. Tahir abinin hayatı zor çileli fakir ama başarılmış bir hayat. Gerçekten heö hayret ettim heö güldüm hem üzüldüm kitabı okurken. Bir de kitabı ilk aldığımda arkasında yazıda, Fakir Baykurt'un doğruları ve yanlışlarıyla bütün hayatını açıkça yazdığı belirtilmişti. Tabi ben bir ön yargıyla; kendi hayatını yazan bir kişinin yanlış tarafları daha yüzeysel ya da saklayarak anlatacağını ya da anlatmayacağını düşündüm. Fakat kitabı okurken kimi yerlerde Tahir abim o kadar açık sözlü bir şekilde yanlışlarını, hatalarını, köylü uyanıklıklarını yazmış ki
Edebiyat & Roman
Özüm ÇocukturFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 2019193 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
BU GECE VE HER GECE
Puan vermedi
"BUHRAN" Evet kitabın bende oluşturduğu his tam olarak bu. Hem de bodrum gibi deniz kum güneş ve tatille donanmış hafızalara bu şekilde kazınmış bir yerde. Kitabı okumam ortalama 8 ay sürdü. Evet uzun bir süre, bunda yeni mezun olmuş ve birsürü olağandışı şeylerle uğraşıyor olmamım tabii ki etkisi var. Lakin daha büyük etki kesinlikle kitabın inanılmaz ağırlığı. İlk sayfalardan itibaren başlayan bir ağırlık... ben metroda yolcululklarda okurum diye hep yanımda taşıdım kitabı. Meğer değil yolculukta okumak tekbaşınaylen dahi okumak için bayağı çaba göstermem gerekti. Tabi yine altını çiziyorum ki içinden geçtiğim süreçle alakalı olarak kitapla hayatımı çok fazla özdeşleştirmiş olmamın etkisi de kesinlikşe vardı bu ağırlıkta. Ama ne olursa olsun zor bir kitap. Okuyacak herkes önce bu zorluğu kabul etmeli. Kitaba gelecek olursak bir grup arkadaşım bodruma gitmesi ile başlayan bir buhran. Özellikle ilk başta tanıdığımız üç kişi ile başlıyor bu ağırlık. Sonrasında tatile eklenen diğer grupla birlikte çıkılan bir gece de zirveye ulaşıyor. En son ise bir karakterin bodrumdan ayrılmasıyla en azından benim için oldukça azalıyor. Resmen karakter bodrumdan ayrılırken içimde ben bile bir rahatlık hissettim. Kitapta kimi kısımlarda harika bir alatım tarzı var. Kimi kırgınlıklar kimi çiçeklerle bezenmiş ve bu çok çok inceydi. şimdi bana deseniz ki bir alıntı yaz kitaptan bir iki ufak cümle dışında bir şey çıkaramam. Ama kitabımı görseniz resmen karalanmış durumda. Çünkü paragraflar boyu yapılan anlatılar öyle başarılıydı ki... çok çok yorucu ama çok çok güzeldi. Şimdi size bireyin iç dünyası, kalabalık içindeki yalnızlık, cinsellik ve sevgi ilişkisi, bireylerin durumlara bakışı, burjuvazi vs. desem eminimki bunlar zaten milyon kere yapılan yorumlardan farklı olmayacaktı. O yüzden
Edebiyat & Roman
Her Gece BodrumSelim İleri · Everest Yayınları · 2018514 okunma
İnceleme 4. Paragrafla Başlıyor
Puan vermedi
Merhabalar. Uzun süre sonra en çok da kendime. Kaybettiğim, savrulduğum, sığınılacak liman olarak edebiyatı ciddi bir zamandır tercih etmediğim kendime... Nasılsın? Hissizleştin mi? Yoksa hissin ne demek olduğunu yeniden mi tanımlıyorsun kendince? Ne de zekisin ama... yazık çok yazık esiyorsun gibi geliyor mu bazen? Haklı mısın? Fazla mı susuyorsun yoksa gereksiz mi konuşuyorsun? Neredesin fatih? Bul kendini! Yoksa kaybolduğunun dahi farkına varılmayacak. Doğru konuma yerleştir kendini. O konum neresi olursa da gereklerini KORKMADAN yap. Korkak olma. Hatta makyaveli bile dinleyebilirsin bazen. Hasıl size de merhaba. Hâlâ kendimle yüzleşmemden sıkılıp çıkmadıysanız incelemeden kitap hakkında da bir şeyler söyleyeceğim. Öncelikle çok net bir şekilde belirtmeliyim ki kurtuluş savaşı ile alakalı kaliteli bir şeyler okumak istiyorsanız bu kitap o kitap arkadaşlar. Savaşı ve tarihi anlatan romanlardan okuduğum çok iyi olay örgülerinden ve anlatın tarzına sahip kitap. Olayların birbirine bağlanış şekli, anadolu ve istanbuldaki durumun ayrı tasvirleri, vatan haini imgesinin spesifikliği... vallahi ben bayıldım. Yani genelde bu tarz kitapları elime alırken off kesin aynı sıkıcı anlatım, ezberlenmiş epik anlatımın sıkıcılığı ile ölürüm. Ama bu myle değil. Gerçekten başarılı bir anlatımdı. Kitabı okuma sürecim o kadar uzadı ki karakter değerlendirmesi yapamıyorum. Ama samim abi çok mutlu oldum. Yani benim için sinemacılarda bir klişe vardır ya "Çanakkale zaferini anlatan düzgün bi film bile yok bak yabancılar nasıl yapıyorlar klişesi" bunun edebiyatta yansıması kurtuluş savaşını anlatan kitapların -ki buna halide edipler bile dahildir- yeterli ve etkili olmadığıydı. Samim abi kalpaklılar ile bu bakışımı kırdı. Çok teşekkürler abi.
KalpaklılarSamim Kocagöz · Literatür Yayınları · 2021801 okunma
Puan vermedi
Evet 2. Orhan Kemal kitabı da böylece bitti. Gerçi kitap bana yer yer Yaşar Kemali onun betşmlemelerindeki çukurova havasını sarı sıcağı da anımsattı. Kitapta yoksul bi ailenin bu yoksulluk sebebi ile yaşadığı sorunlar ele alınıyor. Bu sorunlar aile ilişkilerini fazlaca yıpratmış herkesin herkese bakışını değiştirmiştir. Bu yoksulluk büyük çocuk ve ailesini istisna tutarsak ailenin dışına da taşmış mahalleli ve esnaf ile de çatışmaya sebep olacak bir boyuta ulaşmıştır. Yinenaynı yoksulluk ailenin birarada tutulmasına ve bi çözüm aranmasına da sebep olsa da bu pek başarılı bi girişim sayılmaz. Bu birleşme aha çok karşılıklı çıkar ilişkilerine dayanmaktadır. Güm güm gümleyen konaklar... zengin çevre edinmeler... babasız işyeri kurma hayalleri... aşklar... Bütün bu çıkar ilişkileri dolayısıyla birbirini sevmeyen insanlar biraraya gelebilmekte bu da insanın çarpıcı bi yönün daha ortaya çıkarmakta asşında. Fakat bireyden ziyade topluma yönelen bu romanda bu çıkarımı görmek istediğim için görüp farkediyorum. Yoksa roman aile toplum mahalle esnaf ilişkilerini bu kesimlerin birbirilerine bakışlarını çok iyi anlatmış. Yer yer samimiyet yer yer dedikodu kokan tam bir 'biz' çizilmiş. Dini ögelerin kullanım şekli ve 11-16 yaşlarında olan kızların vücut hatlarının kısa da olsa bence gereksizce betimlenmesi beni yine rahatsız etti. Karakterlerde öne çıkan bi özellikte bilerek kurgulanmış olan harika çelişkilerdi. Yapma dediklerini yapmam deiklerini yapan insnalar... Cavit ise benim favori karakterimdi. Büyük oğul da da ucundan kenarından kendimi gördüm. Ayrıca romanda ailemi de bazı bazı gördüm gülsem mi ağlasam mı.. değişmeyen profiller değişmeyen tipler hepsi biziz hepsi içimizde... Fazlaca konuşmak lazım bunu ama beşki bi arkadaşla bi kahve molasında
Eskici ve OğullarıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20218,5bin okunma
Puan vermedi
Eveett.. merhaba Orhan abi.. Hoşgeldim. :) Öncelikle iki eseri tek bir kitapta okuyunca bende 1 roman okumuşum hissiyatı var. Dolayısıyla incelemeyi bu bütünlük içerisinde yazıyorum.. Romanı okumadan önce biyografik öğeler taşıdığındam haberdardım. Açıkçası zor bir hayat olmuş.. zengin bir avukatlıktan.. ülkeyi terketmek ve sefalete sürüklenen bir çizgi. İçerikle alakalı söylemek istediğim kurgu çok kırıktı.. hikaye öyle sürükleniyor ki sürekli başka karakterlerle tanışıp o karakterlerle bir şeyşer yaşıyorsunuz. Sonra eski karakterler birsen çıkıyor. Şahsen ben beğendim bu tarzı.. tekdüzelikten uzak bir şekil olmuş çok da güzel olmuş Ha özellikle karakterin içinde bulunduğu durumu eşyayı sokakları betimlemeleri ise mü kem meelll. Ki eserde özellikle karakter ülkeye tekrar dönünce memlektimden bi sabah öylesine ayrılıp 3 sene sonra tekrar dönüşümü hissettim ve resmen yaşaya yaşaya okudum o bölümleri. Eşki dostları arama telaşı yeni düzeni tanıma... ahh ahhh Alt metin olarak arada bir dini meselelere eğilim az da olsa vardı. o yaştaki (avare yıllarınd) bir çocuğun algılamasını algılayamamısı izledik. Yine de belki önceden okusam çok da umursmaayacağım bu konu beni rahatsız da etti. Ama asıl beni rahatsız eden durum kitapta 14 yaşında bir çocuğun fabrikada çalıştırılması herkesin cinsel güdü ile bakması (yanlış anlamayın abartılı müstehcen bir betimleme kitapta yok) -karakterinde- ve hatta evlendirilmesi... şimdi diyebiliriz ki bunlar dönem Türkiyesi gerçekleri hatta maalesef günümüz Türkiyesi.. lakin yine de kitapta bu durumu böyle anlatmak... bilmem açıkçası orhan kemal gibi birisi değilde mesela bana ait olsa bu kitap muhtemelen hakkımda suç duyurusu yapılırdı diye düşünüyorum. Yani tabi burada dönemin ruhu itibariyle bugün bu meselenin çok daha hassas algılanıyor
Baba Evi - Avare YıllarOrhan Kemal · Everest Yayınevi · 20252,757 okunma