Fatih A.

Fatih A.
@HBenol
Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.
83 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi
"Kekik kokulu koyaklardan aşarak güvercinler ülkesinde dolaşıyor bir çeşme başı arıyorum" Evet tam olarak o dağ köylerinden kekik kokulu koyaklardan aşıp bir güvercin ülkesi olan düzlüğe şehire iniyoruz kitabın ilk kısmında. Ama hiçte öyle bir gğvercinler ülkesi değil burası ağaların beylerin yüzbaşıların kaymakamların valilerin hatta ve hatta milletvekillerinin savaş alanı. Hırs ve ihtiraslarını ortaya koyduğu birbirinin arkasından iş çevirdiği bir savaş alanı. Ortak bir korku var ince memed. Uzun zamanır ortalarda olamayan ince memed. Kitabın yarısına kadar bu lehrin iç çekişmesi anlatılıyor. Burada yine diğer kitaplardakine benzer devlet gücü adalet devlet adamına duyulan saygı vb. Trajıkomik olayları çok güzel bir dille anladıyor yaşar abi. Sonra ince memedin devam eden hikayesi. Yalnız ikinci kitaptaki bir ağa gider bir ağa gelir fikri yerini bir ince memed gider bin ince memed gelire bırakmıştır. Bunun yanında bu kitapta yine ilk kitaptaki gibi kendimi orta dünyada hissettim böyle büyük bir evren var gibi. Resmen tolkein... sonra bir de şu vardı ki ne de olsa ince memed eşkıya her ölümü onun üstüne atalım, kendi öldürdüklerimizi bile. Bildiğin günah keçisi olayı... ve mükemmel yedirilmişti. Sonra söylentilerden çıkan efsanelere bolca tanık olduk. Sadece şu cabbarın dağa gönderilme olayı unutuldu. Ona 4. Kitapta dikkat edicem. Bir de bütün kasabanın ince memedçi olduğu bir bölüm var ki... ah çıkarcı insanoğlu ah. Köylü hakkında bi şey demek istemiyorum. Aynı şeyler... ortalama anadolu insanı. Velhasıl yine kekik kokulu koyaklardan aşıp güvercinler ülkesine iner ince memed vurur bir ağayı... sonra kendi gğvercin ülkesini ve gerçek güvercinden ülkeyi kurmak için sanırım bırakacak eşkıyalığı. En azından ben öyle anladım ferhat hocamın değişlerinden. Amma ince memed
İnce Memed 3Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202326,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi
"Kör ölür badem gözlü olur, kel ölür sırma saçlı olur" Bu sefer vayvay köyü ve onlatın köylerine sahip olmak isteyen ali safa beyin hikayesini izliyoruz. Ama ne hikaye... diğer taraftan ince memedin abdi ağayı öldürmesinin akabinde kardeşi kel hamza gelir köyğn başına ve abdiden bin beterdir. Bu düzen hep böyle mi sürecek biri gidip diyeri mi gelecek? İşte bunu arar memed ve en azından mücadele etmenin hak olduğuna karar verir. Kel de ölür.. Bunun yanında kitapta dikkatimi çeken kurtuluş savaşında "vatanı kurtaran" birtakım insanlar vatan için mücadele eden ya da etmiş görünen hatta bazı bazı etmek zorunda kalan insanlar sonrasında bu argümanla kendilerine dehşet imtiyazlar sağlamaya çalışmakta. Bir de yeni cumhuriyetin taşrada ne kadar etkisiz olduğunu ama herhangi bir devlet büyüğüne karşı taşranın ne kadar çekingen ve ürkek olduğunu gördük. Köylüye gelince... köylü türk köylüsü ya işte iyiniyetli kurnaz naif çıkarcı açıksözlü... bilimum vasıflar. İyisiyle kötüsüyle ince memed 2 de bitti
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202038,9bin okunma
Puan vermedi
"Yiğit olan gümbür gümbür gürlesin Yiğidi doğuran ana bin yaşa Ak gövdede kızıl kanlar şorlasın Yiğidi doğuran ana bin yaşa" Dizeleri aklımın içinde döndü döndü durdu okurken romanı. Kendileri okuduğum ilk yaşar kemal romanı. Bu nasıl bir anlatım bu nasıl bir tasvir. Daha güneydoğuya hiç gitmedim. Ama toroslarfa çukurovada yarpuz kokuları içşide geçirdim ömrümün bir kısmını bu roman sayesinde. Betimlemeler ne az ne çok tam da olması gerektiği gibi. Köyler, dağlar, dereler... o kadar etkileyici anlatışmış ki sanki kendimi orta dünyayı yaratan j.r.r tolkienin evreninde buldum. Oysa bunların hepsi hemen dibimizde çukurovada bir yetlerde Bir de şunu farkettim ihsan oktay da tıpkı yaşar kemal gibi olayları geriden alıp getirip en son ana kpnuya bağlıyor... Romana giren bütün karakterlerin gelişimi kısa uzun ama bi şekilde anlatılıyor. Roman hakkında bi şey sölemek gerekirse eğer öncelikle.. ''Yiğit olan gümbür gümbür gürlesin Yiğidi doğuran ana bin yaşa Ak gövdede kızıl kanlar şorlasın Yiğidi doğuran ana bin yaşa'' Sonra da ah ulan asım çavuş gözlerimi sen doldurdun sona doğru.. nerden baksan kral hareketti teslim almamak. Topal aliye de hala güvenmiyorum. Ayrıca kitapta neden bu kadar çok ali kullanılmış? İsim mi kalmafı arkedeş.
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,2bin okunma
Puan vermedi
Olaylar osmanlının gücünü iyice kaybettiği son dönemde alevi bir köyde geçiyor. Karakter incelemesi yapmıyorum çünkü aşşırı sığ karakterler vardı. Ama olaylara bakacak olursak birkaç şeyden bahsetmek mümkün. Öncelikle kötü giden bir devlet yönetiminde taşra kısımda nasıl kolayca bir isyan başlayabileceğini sonra adam kayırmanın nasıl hadsafada olduğunu ya da kamu görevlisine nasıl ilah gibi tapıldığını iyi anlatmış kitap. Biraz parası ve nüfuzu olanın sırf kendi çıkarları uğruna nasıl her şeyi hiçe saydığı zaten aksak bir sistemde "çıkrıkları" yani üretimi -az olan üretimi- nasıl durdurabildiği gösterilmiş. Ayrıca dönemin hurafe anlayışının da yüksek olduğunu açıkça görebiliyoruz.. Alevîlik kısmına ve ithamlara gelince... ben konuya hakim değilim birçok alevi arkadaşım var ve hiç bu kadar iddialı veta radikal olanını görmedim. O yüzden bu ko konuda yorumu kitabı okuyan alevi arkadaşlara bırakıyorum. Dil konusunda ise oldukça aksak sıkıcı tezli olmak uğruna abartılı bir dil kullanılmış. Yordu valla beni
Çıkrıklar DuruncaSadri Ertem · Salkımsöğüt Yayınları · 2014760 okunma
Puan vermedi
Kısa net ve güzel. Bu kitap için söylenecek olan bu sanıyorum. Kitap hem toplumun (köylünün) dönemdeki durumunu yokluk seviyesini ve düşünme şeklini -ki genelde art niyetlidir- çok iyi yansıtmış hem de doru kısrak üzerinden acıklı bir gerçeği gözler önüne sermiştir. Doru kısrak... bir at olarak var oldu belki fakat biz insanlar da sürekli tıpkı kısrak gibi bir hayatın içerisindeyiz. Sadece bunun farkında değiliz o kadar. Herkesin herkesle çıkar ilişkisi kurduğu bir hayat... farklı yöne sürüklenen öyküler.. bir hiç uğruna çıkar savaşları... Kitap daha da uzatılabilirdi ama sanıyorum abbas sayar yeter bu kadar diyip kestirip atmış hikayeyi bir yerde bıçak gibi. Bir de ilk sayfalardaki şiveli dil yordu birazcık. E olur o kadar da :)
Yılkı AtıAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 20268bin okunma