Müştak serhazin senden nasıl mükemmel bir edebiyat çıkardı biliyor musun acaba? Ama ahmet abi polisiyeyi o kadar başarılı bi şekilde kaleme alıyor ki o mu katil bu mu, şu olaya ne oldu, bu durum nereye bağlanacak derken zaten serhazinin o mis gibi karakter analizini yapmak fikri akla bile gelmiyor romanı okurken. Ayrıca o makul bakış açısı ile teyzesinin kızı da çok güzel bi karakterdi keşke biraz daha yer verilseydi romanda.
Ve tabi ki sultanı öldürmek... ben sultanı öldürmek konusundan önce istanbulun fethi kısmına bi parantez açmak istiyorum. Ben şimdiye kadar koskoca fethi hiç bu kadar basit ve etkileyici bi şekilde okuduğumu izlediğimi dinlediğimi hatırlamıyorum. Belki verilen bilgiler yüzeysel ya da daha doğru ifade ile bilimselliği tartışmalı... sonuçta bir roman bu tarih araştırması değil... fakat bildiğimiz gerçekleri öyle güzel anlatmış ki ahmet abi ben de tahir hakkı ile o hisarda o sohbeti dinleyip surlara dayanan bir yeniceri oldum. Sultanı öldürmek kısmına gelince ise keşke orası da daha net bir finalle bitseydi...
Gerçekten yine güzel bir ahmet ümit romanı benim için tek can sıkıcı olan kısım bu metinlerin edebi değer olarak varlıklarının polisiye roman uğruna ikinci plana atılmış olması. Bu durum ahmet ümitin benim gözümde edebiyata dair bi okuma değilde o yoğun edebi okumadan sonra kafa dağıtmalık keyifli sürükleyici bir şeyler okumak istediğimde aklıma gelmesine sebep oluyor. Oysa ki yer yer istese ne kadar kallavi cumleler nitelikli içerikler ürettiğini zaten satır aralarında görüyorum.
Ha bi de nüzhet seni hiç ama hiç sevmiyorum hatta o iğrenç başarı öykün üzerine de konuşmak isterdim ama...