Düşünülmemiş Bilinen’i görünür kılmaya çalışan biri.
İnsan hikâyelerinin bilinçdışı kıvrımlarında çalışıyorum.
Özne’nin söylemediğini, söyleyemediklerini dinliyorum.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Göremediği birisi, "Yusuf, işte şimdi gerçek pehlivan oldun. Mazlumlara yardım için bilerek ölüme koştun, ölüme yenildin. Ancak nefsini yendin; kişinin ameliyle kavuşabileceği en yüksek mertebeye, şehitlik mertebesine kavuştun" diyordu.
Bu nedenle de, çekingenlikten, ruhun öylesine sık rastlanan ve öylesine görmezden gelinen, öylesine gizli ve öylesine kanayan bu acısından tekrar söz etmekten geri duramam; zira sinir hastalıkları hastanesinde geçirdiğim eski yıllarda da, zaman zaman neredeyse dile gelmez, belli belirsiz depresyon tanısıyla, zaman zaman da psikotik dissosiyasyon tanısıyla evden uzaklaştırılmış genç hastalara rastlamış ve aslen çekingenliğin acılı izlerini taşıdıkları sezinlenen bu gençlerin duyarlılıklarının ve kırılganlıklarının sözü edilen tanılarla acımasızca yara aldığına şahit olmuştum. İnsan, kalbine çekingenlik hapsolmuşken bazen konuşamaz olur, kendi acısını dile getiremez ve bu da, acısının baş döndürücü bir hızla artmasına sebebiyet verir. Yalnızlık, en dokunaklı ve en kurtarıcı yalnızlık, çekingen insanın beklenti ufkunda ve en nihayetinde cılız umudunun ışığında, henüz sahip olduğu sayılı kaynaklardan biridir. Özellikle de çekingenlik ateşiyle yanan ergenlerde titreşen yalnızlığın tınısını dinlemekten asla yorulmamak, psikiyatrinin ihmal etmemesi gereken görevlerinden biridir; peki, ilaçların bir faydası olur mu?