Z.

Hayatım çevremdeki varlıklara,etrafımda titreşen titreşen bütün gölgelere bağlıydı. Dünya ile, varlıkların hareketleri ve doğa ile ayrılmaz, derin bağlarım vardı. Bu görünmez bağlar dolayısıyla tabiatın bütün unsurlarıyla aramda ıstıraplı bir akıntı akıntı hüküm sürüyor, hiçbir fikir,hiçbir hayal bana anormal gelmiyordu. Eski resimlerin rumuzlarını, zor felsefe kitaplarının sırlarını, şekillerdeki, türlerdeki ezeli ahmaklığı kolayca kavrayabiliyordum. Çünkü o anda yerin, göklerin dönüşüne, bitkilerin gelişimine, hayvanların kıpırtılarına katılabiliyordum. Geçmiş ile gelecek, uzak ile yakın benim duygusal hayatıma ortak olmuş , iç içe geçmişti. Böyle durumlarda herkes kendi hayatının güçlü bir alışkanlığına,kendi kuruntusuna sığınır. Ayyaş olan, gider kafayı çeker,yazı yazar, taş ustası taş yontar;herkes kendi içindeki ülkeyi, hayatının güçlü olan hareket alanlarına döker. İşte böyle zamanlarda bir sanatçı da şaheser yaratır.
Sayfa 29·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Onu daha iyi görmek için üstüne eğildim . Gözleri kapalıydı zira. Yüzüne baktıkça benden uzaklaşıyordu sanki. Onun kalbinde olanlardan asla haberim olmadığını,aramızda hiçbir bağ bulunmadığını hissettim birden. Bir şey söylemek istedim ama kulaklarının,uzaklardaki göksel, yumuşak musikiye alışmış olması gereken hassas kulaklarının sesimden nefret etmesinden korktum.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Hayatta öyle yaralar var ki, ruhu inzivadayken cüzam gibi yer,kemirir. Bu acıları kimseye belli etmek de olmaz,zira inanılmaz acıların nadir görülen olaylardan sayılacağı kanısı yaygındır. Birisi çıkıp da bunları söyleyecek,yazacak olsa,insanlar yaygın inançlara,kendi akidelerine göre kuşkucu,alaycı tebessümlerle karşılar. İnsanlık bir çaresini,ilacını bulamadı zira. Bir tek ilaç var: Şarapla,afyonla,uyuşturucu maddelerle yapay uykuya dalmak. Ancak böyle ilaçların etkisi geçici ne yazık ki! Teskin edecek yerde bir süre sonra acının şiddetini artırıyorlar. Acaba günün birinde bu doğaüstü olayların sırrını,ruhun koma halinde, uyku ile uyanıklık arasındaki berzahta görünen gölgesinin yansımasını anlayacak biri çıkacak mı ?
Sayfa 15·Kitabı okudu
Ama bu kez borçlu olduğu kişiyle karşılaşmak korkusu sokağa çıktığında kendisini bile şaşırttı."ne denli zorlu bir işe girişmek istiyorum,ama aynı zamanda da ne denli boş seylerden korkuyorum" diye düşündü tuhaf bir gülümsemeyle. Hımm... Evet... Hem her şey insanın kendi elinde ,hemde insan yalnızca korkaklığı yüzünden ne fırsatlar kaçırıyor... Bu artık yadsınamaz bir gerçek ,bir belit.
Sayfa 2
Beni kötü bilme artık
Beni de kötüleyeceksin biliyorum ama başka çaren yok. Bunu yapabildiğinde sevgin körelir sanıyorsun. Sevmeyi istemiyorsun, sevmek canını acıtıyor. Ayrılışlar canını acıtıyor. Bir şey var ayrılışlarda senin için çünkü. Çok eskiden bu güne taşıdığın bir şey. Onu bıraktığında; anlayacaksın kendine ne yaptığını, ne yaptığını anlayacaksın başkalarına. Öfkeni güzel bir akasya kokusu değil, budandıkça dalları çıkan bir arsız yapacaksın. Sana güzel ayrılmayı da öğreteceğim ben. Duygulardan körleştiğinde yolu da. Beğenmeyeceksin, bir çocuk gibi dudak büzüp duracaksın. Hatta yalvarmak isteyeceksin. Buna müsaade etmeyeceğim. Kimse için bunu yapma sakın. Beni kötü bilme artık. ben en kötü biçimde senin iyiliğini isteyenim. perdeler sallanıyor. ta uzaklardan bir köy sesi kulaklarında. unuttun sandığın çocukluğun, bir yorgan gibi ısıtıyor seni. gagalı bir şişi eline alıp, böğrüne batırıp çıkaran sendin kendini yoklayan sendin öldüm mü, kaldım mı ? diye. Beni kötü bilme artık. her gün aynı saatte çiçekleri satan sendin. her gün aynı yolda dilenen. her gün aynı kafede, aynı koltukta ,pencere kenarında oturanda sendin. evde hapis olmuşta, sokakta sarhoş olmuşta, otobüste kusanda sendin, başını omuza koyanda. kapıları kapatanda sendin ,pencereleri açanda. çocuk gibi ağlayanda sendin, çocuk gibi gülende. Beni kötü bilme artık. çimlere uzanıp daha bugün ki halini bilmediğin zamanlar, öylece suyun üstündeki sineklere, kelebeklere bakanda sendin. küfür edip rahatlayanda... senin bir halin olmadı ki hiç. sen hepsiydin
Şiir