Z.

Kalbimiz hâlâ o kahrolası bıçağın yarasını taşıyor. Bu bıçağı kalbimizden söküp atmak yerine, o bıçak kadar acıtmayan şeyleri kabulleniyoruz şimdi. Hem de onlara birer hikmet yükleyerek.
Reklam
Ancak bu arada ,tam adanın yanından geçerken,hiç tahmin etmediğim bir şey oldu;sen adaya çıktın.Beni yalnız bıraktın.”Burada yollarımız ayrılıyor dedin,”dedin.”Oraya,denizle ufkun birleştiği yere kadar seninle gelemem.Yazık ki buna gücüm yok.”Şaşırmıştım.Bütün zorlukları ardımızda bırakmıştık,berrak denize doğru birlikte yolculuk yapacağız sanmıştım. Önce kızdım,daha sonrada birlikte gitmek için seni ikna etmeye çalıştım. Hiçbir şey söylememişsin yalnızca gülümsedin. Tek cevabın, rahat, sessiz bir gülümsemeydi. Sonunda iyi bir sebep bulmuş gibi sordum sana: “Tamam, ya altımızdaki şu deriden sal? Bizi o vahşi yaratıklardan koruyan şu güzel sal senin değil mi ? “ Tekrar gülümsedin,öyle cevap verdin: “Artık ona ihtiyacım yok,sende kalsın.Senin olsun.” Bu sözlerden sonra döndün be ağaçların arasında yavaş yavaş kayboldun.

Z.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·112 syf.·
2024 1. kitabı
Sadık Hidayet
6.9/10 · 36,7bin okunma
Yazarken kitapları bir yana bırakır, aklımdan çıkarırım;kendi gidişimi aksatırlar diye.
Başkalarının bilgisiyle bilgin olabilsek bile,ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz.
Reklam