Yazılar kusursuz olmak zorunda değil; kafalarımızın içi hep sorunsuz, fırtınasız kalmak zorunda da değil. Çocuğum sorularını, yanıtlarını yazıp yazıp hayatının yapraklarını sırf silmemek için sayfa sayfa yırtmana, sürekli yeni sayfalara birer cümle yazıp bırakmana gerek yok. Sen yaz, olmadı sil, ben yine de okurum. Üstelik her yazış bir iz bırakış, bir adım ileri gidiş. Silsen bile... Sözcükler aklından, kalbinden kâğıda döküldü bir kere. Düşünsene bazılarının silinecek yazısı bile yok. Sen yazmaya devam et, beğenmezsen silersin ama yeter ki sen yaz ve dilediğince sil.
Gerçekten de sevgi için doğduk ama biyolojimizin armağanları bir garanti değil, bir potansiyeldir. Bazı deneyim türleri, doğanın bize ektiği sevgi ve duygudaşlık tohumlarını sular; bu istikrarlı beslenme olmadan büyüme tehlikeye girer