En hayırlı azık takvadır, en hayırlı sanat edeptir. İbadet, en hayırlı sermaye; salih amel, en hayırlı rehberdir. Güzel ahlakı, en hayırlı yakın dostumuz; yumuşak başlılığı en hayırlı yardımcımızdır.
Evet bu kitapta ismiyle benim ilgimi çeken kitaplardan biriydi. En eski medeniyetlerden olan Akatlar'ın "Abum Rabum" dedikleri "Yüce Baba" anlamına gelen Hz.İbrahim'e ithafen söylenen ve Hz. İbrahim'in ayak izlerini taşıyan bir polisiye+tarih romanı.
Hz. İbrahim tüm kitabın odak noktası.
Roman Hz.İbrahim'in mirası peşinde giden ve bu miras için öldürmeyi mübah gören dinlerin(Yahudilik,Hristiyanlık) ve ajanların(CIA, Mossad) mücadelesi…
Ve bu mücadele de yine karmaşıklık yaşayan ezilen ve katledilen Ortadoğu oluyor.
Bu dünya amel işleme yeridir onun için amele hesap tutulmaz. Ama öte dünya hesap yeridir, orada da amele imkan kalmaz.
Kitap japonya'da yaşanan bir cinayetle başlıyor ve Adıyaman'da son buluyor.
Kitapta İslamiyet, Hristiyanlık ve yahudilik hakkında geniş bilgiler yer alıyor, özellikle 3 kutsal kitaptan alıntılara çokça yer verilmiş.
Kitapta en çok ilgimi çeken Sin-Ammar'ın mimarlığı Hz.isa çağında yaşayan bir hanif. Yaptığı mimari eserlerinde Allah'ın kudretini göstermiştir.
Şu eşikten temiz kalplilikle geçiniz, şu taşı dosdoğru atlayınız, bu köşeden sola dönerken sabırlı davranınız, sağa dönerken dilinizi kötülüklerden korumanız, sonraki üç basamakta hoşgörüyü düşünmeniz gerekiyor. Ardından merhamet hissiyle ilerlemek, şu kayaya asla sarhoşken gelmemek, şuraya da pak ve berrak bir zihinle dokunmak ve şu keskin kulpa haddi aşmadan yapışmak gerekiyor majesteleri. Ve sonra ... işte sizin zenginlikler ve hazineler dünyanız!