Eskiden hep giderken olsam derdim.
Bilmediğim oraları özlerdim.
Nedir dönerken, nedir aksam
Bilmezdim, bilmeden gülerdim.
Başka, hep başka bir yerde olsam.
O gelir beni bulur derdim.
İçinde neler olup olmadığını düşünmeden,
Evlerin, evlerin arasından geçip giderdim.
"Çocukken bu adam da yolculuk yapmak istiyordu. Ama patlamış mısır satmak, yıllar boyu para biriktirmek için bu arabayı satın almayı seçti. Yaşlandığı zaman bir aylığına Afrikaya gidecek. İnsanın düşlediği şeyi gerçekleştirmesi için her zaman olanak bulduğunu bir türlü anlamadı."
İyi düşünmek için esasen yalnız kalmak gerekir. Maalesef Türklerin böyle bir kabiliyeti yoktur. Türkler, yalnız olmamanın getirdiği garantiye, yani tehlikeden uzak yaşamanın konforuna güvenir ama bu da yaratıcılığı öldürür.