"Bir diyar ki, iki büklüm, çeneleri dizilerinde, iskeletlerinin üzerine deri yaldızı çekilmiş ve «el sürülmez» diye yaftalanmış insanlar, çöp yığını halinde dalga dalga... Madde nakışlarından korkunç cehennem tasvirleri ve azab remzleri, bu insanları yutmak için ağızlarını açmış... Sakyalı münzevî, padişah oğlu Buda'yı yetiştiren bu ıstırap diyarı, beklemenin de verâsında...
Hiç, hiç, hiç... Hiç ol kurtul!.. O kadar muhtaç ve o kadar mustarip..."