Bizi buradan hiç salmayacaklar! Çürütecekler bizi burada! Tanrım, öbür dünyada cehennem gerçekten yok mu? Bu alçaklar yaptıklarından ötürü bağışlanacak mı ? Nerede adalet?
Babam kırk üç yaşında öldü, ben on beş yaşındaydım. Bugün ondan daha yaşlıyım.
Onu daha iyi tanımamış olmaktan dolayı üzgünüm.
Bundan dolayı ona kızgın değilim.
Şimdi büyüdüm, yaşamın zor olduğunu biliyorum ve hayatı daha dayanılır kılmak için “kötü” yollara başvuran kimi daha hassas insanlara kızmamak gerektiğini de.
Şimdi sana bir şey anlatacağım, umarım anlarsın. Artık bir erkek değilsin. Askersin. Rahatının hiçbir önemi yok. Hayatta kalırsan anıların olacak. Sahip olabileceğin tek şey bu. Bu arada emir alacak ve o emirleri yerine getireceksin. Emirlerin çoğu sevimsiz olacak ama bu konuda yapabileceğin bir şey yok. Sana yalan söylemeyeceğim, Teğmen. Seni bu durum için eğitmeleri gerekirdi, yalanlarla değil.”