Hakan Kurağ

Hakan Kurağ
@Hakankurag
Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Bursa
107 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·140 syf.··
2022 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2022 17:33
Sanırım tek cümle ile özetlersek "ayla bebek hayatını kaybedip sahile vurmamış, aksine hayatta kalıp Mustafa'nın(balıkçı) oğlu olarak romanda yer almıştır. Ve roman ayla bebek(Samir), anne ve balıkçı Mustafa arasında geçiyor." Göçmenlik, anaç duygu, Taliban, ölüm, katledilen doğa vs vs vs... Beklentisini yüksek tutmayan Livaneli okuyucuları bu kitabı bitirdiklerinde yine olumlu şekilde kapatacaklardır son sayfayı. İyi okumalar... Balıkçı ve Oğlu Zülfü Livaneli
Edebiyat
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2020 45. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2020 13:30
Kitabın kapağında yazdığı gibi "27 ilginç konu üzerine günümüzün önde gelen 27 filozofu ile" yapılan güzel ve verimli bir sohbetten çıkıp bu satırları yazıyorum. 27 konu genel olarak şu başlıklar altında incelenmiştir "keyif ve acı, ahlaklılık, zihin, benlik ve hayalgücü, özgür irade, sorumluluk ve cezalandırma, siyaset,metafizik anlam ve akıl" bunlar üzerine filozoflarla yapılan sohbet öncelikle zihin açıcı ve farklı bakış açısı kazandırmaktadır. Kitaptan yaptığım alıntılar da da bunlar görülecektir. Alıntılıyacak o kadar çok şey varken bunları çok az yaptığımı kitabı bitirince fark ettim. Ama bu alıntılarında genel olarak kitap hakkında bilgi vereceğini düşünüyorum. Kitaptan sonra gerek sohbet ortamında insanlar size bir şeyler sorduğu zaman gerek oturduğunuz yerde düşünürken emin olun bu kitaptan edinmiş olduğunuz bakış açıları işinize çokça yarayacaktı. Kaldı ki zihinsel olarak da birçok konu hakkında farklı fikirler edineceksiniz şimdiden İyi okumalar...
Felsefe
Felsefe Muhabbetlerine DönüşNigel Warburton · Maya Kitap · 201831 okunma
Puan vermedi·174 syf.··
2020 24. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2020 03:32
Sağ kulvardan Bold Pilot geliyor! Okurken ister istemez benimde aklıma hemen, çok beğendiğim "Bizim İçin Şampiyon" filmi geldi. Atların ne kadar da yeri geldiğinde insanları anlayan, onlarla bağ kuran hayvanlar olduğunu tekrar anlamış oldum bu kıymetli eserle. Yazarımız bir gün yere düşüyor ve ayakları sakatlanıyor. Ardından ise yanlış tedavi edilince koltuk değneklerine bağımlı kalıyor. Eserin anlamlı yanlarından biri de buydu benim için. Yani eskisi gibi koşamayacak, yürümeyecek olan Anna Sewell, kendisi yerine Siyah İnci'yi koşturuyor... Eserin, çok akıcı ve güzel bir dile sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Son olarak: Hayvanlara kıymayın efendiler! İyi okumalar..
Edebiyat
Siyah İnciAnna Sewell · Sentez Yayınları · 200911,9bin okunma
Ciğerimiz kalmamıştır sayın okuyan!
Puan vermedi·330 syf.··
2020 19. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2020 03:03
Evet, ciğerimiz kalmamıştır diyerek başlamayı tercih ettim, zira bitirince o tavana uzun uzun bakıp yüreğinizdeki hüznü belki bu şekilde açıklayabilirsiniz. Nazım, Gorki için: "Gorki, insanlar yaşadıkça yaşayacaktır. Çünkü yeryüzünün en büyük şairidir."demiştir. Aslına bakılırsa Gorki'yi tanımak için otobiyografik yapısı olan 3 eseri yani Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelilerim romanlarını okumaya karar verdim. Ardından "Çocukluğum" adlı romanını okumaya başladım. 5 yaşında bir çocuğun hikayesi anlatılmaya başlamışken ister istemez koltuğa yaslanıp okumanın ötesinde dikkat kesilmek gerekirdi. Fakat sayfaları çevirdikçe bu dikkat yerini ürpertiye bıraktı. Gorki'nin neden acı anlamına gelen Maksim adını aldığını her paragrafta tekrar anlıyorsunuz. O dönem ki Rusya'da kadın yaşamının ne denli hiçe sayıldığı bunun yanında kadınların bu durumu kanıksayıp "erkektir yapar" mantığına büründüğünü görmek dahası üzerinden on yıllar yüzyıllar geçse de bazı şeylerin canlılığını korumasının ne denli felaket olduğunu görüyorsunuz. Yazarın, çocukluğuna dair bunca anıyı zihninde tutması - ve bunu yazarlık becerisiyle yoğurup sunması- öyle sanıyorum ki o zorlu çocukluk yıllarının bilinçaltında bıraktığı enkazı ortaya koyuyor. Bunca yoksulluk, sefalet, parasızlık belki de Maksim Gorki'nin neden yıllarca "emek" diye bağırmasını, sesini duyurmaya çalışmasını anlatıyordur. Başlayınca bırakamayacağınız ve "dünyayı çocukları verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi" çığlığını yüreğinizde hissedeceğiniz bir esere merhaba deyin. İyi okumalar...
Edebiyat
ÇocukluğumMaksim Gorki · Bordo Siyah Yayınları · 200719,6bin okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2020 15. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2020 22:44
Toplanın Doppler hakkında konuşalım! Öncelikle kitabın adı acaba bilerek mi seçildi diye sorarak başlamak istiyorum. Zira belki de çoğunuz duymuşsunuzdur "Doppler etkisi"ni. Akedemik şekilde yazmak yerine örnek vericem(meraklıları girip araştırabilir) örneğin yolda yürürken yanınızdan bir ambulans geçti. Bunun siren sesi başlangıçta ince gelirken yanınızdan geçtikten sonra kalınlaşır. Sesin tonundaki bu değişime,1842’de bunu keşfeden matematikçi ve gökbilimci Christian Doppler‘in adı verilir ve doppler etkisi ya da dopler kayması denir buna. Kitapta Doppler, 2 çocuğu ve karısıyla yaşayan bir insanken, bir gün ormanda bisikletten düşer ve o an içine huzur dolar. Bu andan sonra ise Doppler her şeyi bırakır ve ormana yerleşir. Kitapla beraber yorumladığımız da aslında Doppler bizlerin içerisinde yaşarken çıkardığı ses dalgası yani hayatı ile ormana gittikten sonra çıkardığı ses dalgasının bir mesajı olabilir mi bizlere? Bizimleyken sesi ince uzaklaşınca kalın mi geldi? Eminim her okuyanın farklı yorumlayacağı bir konu olacaktır. Önceki incelemerimde oldugu gibi yine kitabı anlatmadan ilgimi çeken bir noktaya gelmek istiyorum. Bu kitapta ilginç bulduğum diyaloglardan biri Doppler'in sağcı kişiye yaptığı isyan. Ben düzeni bozmak isterken sen düzenim hep aynı kalsın istiyorsun dediği o kısım. Aslında eskiye hep sıkı sıkıya bağlı kalmak ve yapılan bir irrasyonel davranışı yadırgayıp Doppler'in yaşam tarzını eleştirmek acaba bizi yanlış bir insan mı yapıyor? Tabi biz derken kitabın arka kapağını ilk okudugunda " ormana yerleşip tek başına yaşamak mı? Yok artık!" Diyen kitleden bahsediyorum elbette. Ancak sayfaları çevirdikçe Doppler bize gerekçeler sunuyor. Ütopyasına davet ediyor. Konudan daha fazla sapmadan devam etmek gerekirse sağ ve sol üzerine bulunduğu söylem ve
Edebiyat
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma