Kur'an'ı muhafaza ederken başarılı olanlar, niçin O'nun mübeyyini (açıklayıcısı) olan ve korunması kendisinin muhafazasına bağlı olan Sünnet'i hıfzetme noktasında aciz kalsınlar..
Zira Kur'an-ı Kerim'le amel edilebilmesi anlaşılmasına, anlaşılması da Sünnet'in varlığına bağlı olduğuna göre Kur'an'ın "mübeyyini" olan Sünnet'in de Kur'an bağlamında korunması gerekir.
Çünkü beyân edilenin korunması beyân edenin doğru bir şekilde muhafaza edilmesine bağlıdır..
Öncelikle, bilgilenmenin -özellikle de iyilik ve kötülük gibi nazik konularda- cahil kalmaya her zaman tercih edilir olduğunu anlamakta en yontulmamış zekâ bile hiç güçlük çekmez; henüz icat edilmemiş bir cehennemde ezeli mahkûmiyet riskini, farkına varmadan, herkes göze alabilir.
Dışardan bakıldığında, şuradaki buradaki minik deliklerden sızan incecik talaş izleri dışında yıkım pek fark edilmezken, içerde süreç çok farklıdır; gayet sağlam gözüken şey çabucak yıkılacaktır.