Okudum bitti ve ben yine çok etkilendim.Neden böyle oluyor anlamıyorum.Aslında anlıyorum ama yine de garip geliyor.İshak ben gibi ona söylenen her şeyi ama her şeyi boş vermişliğin verdiği rahatlıkla ki bu kendini feda etmek oluyor.Başkasının metresinin kocası ,kendinden olmayan çocukların babası.Hâl böyleyken kendi çocukluğunun arayışına Jülide'nin katılması ,evden kaçması.Ya değişik işte ama yakın çok yakın.Annesini bulamasa da Jülide sayesinde resmini buldu.
Jülide: Asi ,başına buyruk bir kadın görünse de merhameti onu başkalaştırmış.Ceyhun'la yaptığı evlilik,anne babasıyla olan münsabetleri aslında O'nun da çok kolay gençlik ve çocukluk geçirmediğini ayan beyan ortaya koyuyor.Sonrasın da İshak 'ı evine yollaması . Aslında birine yük olmamak istemesinden kaynaklı ki o minnet duygusunu ben de sevmiyorum.Jülide'de böyle düşünecek ki İshak'ı evine gönderdi.Buhranlarını İshak'ın annesinin yattığı hastanede geçirmesi beni çok etkiledi.Beceremiyorum inceleme yazmayı ,dilim bu kadarına döndü.Hatam var ise affola.Ve tavsiyemdir .Okuyun.
Çok güzel bir kitap
DüşerkenTarık Tufan · Profil Kitap Yayınları · 20188,5bin okunma