Biz Namık Kemal'den vatan ve hürriyet sevgisini öğrendik. Fakat bu vatan mücerretti, nazarî idi. Akif, bu mücerret vatanı müşahhaslaştırdı. Bu sihirli, hoş fakat boş kalıba ruh verdi, ses verdi. Onu realitenin haşin yüzüyle, başsız ümmetlerin, mazlum milletlerin feryatlarıyla doldurdu. Halkın dertlerini,arka sokakların sefaletini, aylakçı, bezirgan zümrenin sefahatini, camilerin, secdelerin heyecanını, cephelerin kan ve kıyametini dile getirdi. Namık Kemal'in vatanı Akif'te memleket, millet haline geldi.