Halil Gökhan Akçay

Varoluşun kıymeti hayatta sahip olunan her şeyin o kadar fevkindedir ki, insan, faniliği bir türlü kendine konduramaz. Teknik beşer ise fanilikten sıyrılarak ölümsüzlüğü elde etmek isteyen tanrısal bir karaktere tekabül eder. Halbuki faniliği aşmayı amaçlayan beşer, ölümlüğün zamana katmış olduğu muazzam anlamı idrak edemez.
Sayfa 237·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Salt tüketici derekesine indirgenen insan, tüketimin verdiği hazdan tükendiğinin, egemen olmanın verdiği keyiften köleleştiğinin, sömürmenin dayanılmaz cazibesinden sömürüldüğünün, özgürlük hissinin verdiği sürurdan esaretinin hakikatini tespit edecek vaziyette değildir. Ayartılmış bir özne olarak inşa edilen "müteşebbis homo economicus" için performanstan gayrı bir gaye-i hayal kalmadığından, çalışmaktan başka çare ve sömürülmekten başka bir netice mümkün değildir artık.
Sayfa 178·Kitabı okudu
Sosyoloji
Puan vermedi·212 syf.··
2021 215. kitabı
·
59 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2021 09:42
Yazarımız, günümüz modern toplumunun yapısından, bu yapının doğurduğu sorunlardan, elit denilen sınıfın aslında kadim anlamını kaybeden günümüz zengin sınıfına tekabül ettiğinden, Batı toplumlarının kendi hayat standartlarını başta Doğu toplumları olmak üzere diğer toplumlara zorla kabul ettirdiklerinden dem vurmuş. Düzelmesinin yolunu da günümüz Batı düşünürlerinin Doğu medeniyetini ve temsilcilerini iyi tanıyarak ve bunun tesiriyle eksikliklerini görerek tamamlayabilmelerine bağlamış. Günümüz toplumunun düzelmemesi durumunda da er ya da geç çökeceğini belirtmiş.
Felsefe-Düşünce
Modern Dünyanın BunalımıRene Guenon · İnsan Yayınları · 2016709 okunma
... bir yabancı istilasına karşı gösterilen direnç bir Batı toplumunun vakıası olduğu zaman, bu bir "yurtseverlik" olarak nitelendirilir ve tüm övgülere layık olur; aynı şey bir Doğu toplumunun vakıası olduğu zaman ise bu bir bağnazlık ya da yabancı düşmanlığı olarak nitelendirilir ve sadece kin ya da horgörüye layık olur. Zaten Avrupalılar, egemenliklerini her yere zorla kabul ettirmeyi, kendilerinin yaşadığı ve düşündüğü biçimin dışında yaşamayı ve düşünmeyi her insana yasaklamayı "hukuk", "adalet" ve "medeniyet" adına yaptıklarını iddia etmiyorlar mı?
Sayfa 183·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Puan vermedi·212 syf.··
59 günde okudu
·
2021 215. kitabı
Rene Guenon
7.9/10 · 709 okunma