„Aslında kendi kendisini kandırıyor da değildi. Dailerin hiçbir inançları olmadığının da yalnızca şahsi menfaatler peşinde koştuklarının da bilincindeydi. İstemese de kendisini bu biçimde işleyen bir çarkın içinde buluvermişti. “
„Ya bir an için kendini kaybeden hadımlardan biri aşağılanmış mertebesinin idrakine vararak efendisinin başını bir gürz darbesiyle ezmek isterse? Aslında bu korkutucu Mısırlı muhafızlar bakışlarında ürken evcilleşmiş vahşi hayvanlar gibiydiler. Sahibinin elindeki kavalla oynayan yılan misali. Onların sadakatlerini garanti altına almak için her şeyi yapmıştı. Dünya’da ondan başka hiç kimseye itaat etmezlerdi.“
„Hakikaten de yanımda sana vermek üzere bir şey getirmiştim. Ama delilik ilacı filan değil. Görünce neşenin yerine geleceğini sanıyorum. Ne olduğunu tahmin edebilir misin?”
Hasan şaşırarak gülümsedi. Önce reise sonra yanında duran Ebu Ali’ye baktı.
“En ufak bir fikrim bile yok.”
“Ah, tahmin yürütene kadar vermeyeceğim,” diye takıldı reis ona. “Her türlü zenginliğe ulaşacak durumda olmana karşın süse gösterişe ehemmiyet vermiyorsun. Son derece alçakgönüllüsün. Yalnızca bir şey ilgini çok çekiyor. Mümkün olduğunca çoğuna sahip olmak istiyorsun. Şimdi tahmin edebilir misin?”
“Bana bir kitap getirdin.“
„Yemek içmekten sonra kadın sevgisinin uğruna mücadele edilmesi gereken tek şey olduğunu söyleyen filozoflara aynen iştirak ediyorum,” diye cevap verdi Yunanlı.“