Evlilik, iki insan onu ne yaparsa odur. “Evlilik, aynı zamanda eşin ailesiyle de evlenmektir”, “Evlilik, iki kişinin ailelerinin de evlenmesidir.” gibi saçma laflar, bireylere toplum ve aile baskısını hissettirmek için uydurulmuş, gerçeklikten tamamen uzak söylemlerdir. Çok yazık ki çok insan, bu sözleri hep duyagelmiş oldukları için onları gerçek sanıyor ve kendilerinden gençlere de tekrar etmeyi iyi bir şey sanıyorlar. Hayır, gerçek, sizin kendi gerçeğinizdir; gerçek, yaratılan bir şeydir. Gerçek, siz onu nasıl yaratırsanız öyle olacaktır. Başkalarının buna engel olabileceği düşüncesi aslında yalandır.
Hatta, sizin yaratmadığınız gerçek size ait değildir; böyle bir durumda, bir başkasının gerçeğini kendi gerçeğinizmiş gibi yaşamış olursunuz.
Evlilik aslında tek bir anlama gelmektedir; o da, iki insanın birbirlerinin cinsel partneri olduğunu herkese duyurmasından başka bir şey değildir. Evliliklerinin açık bir ilişki olduğunu ifade etmedikleri müddetçe, karı-kocanın nikahla, birbirlerine cinsel anlamda sadık kalma sözü vermiş olduğunu varsayarız. Evliliğin, bunun dışında ona yüklenen anlamlarla, yemeği kimin yapacağıyla, evi kimin süpüreceğiyle, çöpü kimin çıkaracağıyla, tatile kimin kiminle gideceğiyle, geniş aileden kimin kiminle ne zaman ve ne sıklıkta görüşeceğiyle, hatta, iki kişinin birlikte yaşayıp yaşamayacağıyla, kısacası, bizim aileye dayattığımız her ne kadar yapay gündem varsa onunla, hiçbir ilgisi yoktur.
Bize dayatılan şeylerin bize dayatıldığının dahi farkında değiliz. Kendi isteklerimiz, kendi düşüncelerimiz, kendi tercihlerimiz sandığımız birçok şey gerçekte bize ait değil. Bunun bir neticesi olarak yaşadığımız ruhsal sıkıntıları da bu yüzden çözümleyemiyoruz.