"Hayat akıyor, günler geçiyor, sohbet devam ediyor. Varlığın neşesi suretlerin altında kımıldayıp işmar ediyor. Duy o sesi ki seni kendi özüne çağırıyor. İşit o nefesi ki mucizenin diri olduğunu sana fısıldıyor. Konan göçüyor ama dağ yerinde duruyor. Hak ve hakikat uğruna söylenmiş hiçbir söz ve eylem zayi olmuyor. Hiçbir iyilik yok ki dönüp de kaynağına ihsanlar, armağanlar sunmasın. Gönülden çıkmış hiçbir âh yok ki İşiten onu duymasın. Kim yâri sayıklamış da ruhlar pazarında eli boş dönmüş?
Insan çoğu zaman yanlış yaptığı için değil, alıştığı şeyi doğru sandığı için yolunu kaybeder. Gazali'nin meseleye baktığı yer burasıdır. Ona göre tehlike, günahın kendisinde değil; sorgulanmadan sürdürülen davranışta başlar. Çünkü: "İnsan bir işi tekrar ettikçe, o iş kalpte yer-leşir; kalpte yerleşen şey ise artık sorgulanmaz hale gelir." Sorgulanmayan her şey zamanla dokunulmaz olur.