Biraz önce söyledim "naif" derler diye. Ben onlardan öğrendim, kendinize zaman ayırın. İnsanlarla çok ülfet etmeyin. Kendinize diri zaman ayırın, yorgun zaman değil; zihnin ve bedenin diri zamanlarını ayırın ve yalnız kalmasını öğrenin. Yorgun oluyorsunuz, zihin de gönül de yorgun oluyor, oradan bir şey çıkmaz, çıkmıyor.
Itrî'ye olan hayranlığımızdan vakit bulup da yeni Itrî'ler yetiştiremez hale geliriz. Felsefeyle uğraşmak, yerini ünlü felsefecilerin görüşlerini detaylıca anlamaya terk eder. Artık isimler, görüşlerin ve gerçeğin önüne geçmeye başlar. Bu psikoloji, çocukluğumuzdan beri eğitim süreçleri içinde bilinç dışımıza ağır ağır zerk edilen hastalıklı bir algı biçimidir.
İnsanın en önemli farkı, tabiattaki canlıları kökten bağlayan bu kuralları esnetebilmeleri ve hatta sıklıkla ihlal edebilmeleri. Günümüzün kapitalist sisteminin ürettiği dengesizlik, insanın bencilliğinin bu kadim evrimsel dengeyi bozmasının açık neticelerinden birisi. Sadece kapitalizm değil, insan ürünü hemen tüm sistemler, tabiattaki kökenlerinden kopuk olarak türetilen temel bazı çıkış noktalarından dolayı saadetten ziyade zulme ve sıkıntıya neden olabiliyorlar.
Bu gerçek, dinleri ve inançları hiç de gereksiz hale getirmez. Zira bu ayarlarını "sıklıkla" unutan insanoğlu hem kendi türünün hem de tabiatın geri kalanının başına ciddi bir bela olma potansiyeli taşıdığı ve bu zararı sıklıkla verdiği için, bu kadim gerçeklerin ona sıklıkla hatırlatılması gerekir.