Her hikayenin farklı bir yönü var.Yazar gerçek öyküleri anlatmış diye düşünüyorum ama çok masalsı bir yönü de var.Gerçeklere nasıl gerçek diyebiliyoruz? Psikoloji aklıma geldi karakterleri o yansıtıyor gibi kurguladım aklımda.Hayata bir şekil gibi bakıp ne olduğuna karar veriyoruz.Karşıdaki de sanki kendi kurgusuna baktığımızı düşünüyor ama hikayeleri yaşayanlardan dinlemek çok ilginç.Bir öykü kitabı ve akıcı bir kitap.Bu tür okumak isterseniz yolunuz buraya düşebilir.Çoğu öykü kitabından farklı gerçek ile benzerliği...
Bu ticaret toplumunda, somut değerlerin yerini göstergelerin aldığı söylenebilir. Servetini, kaç dönüm arsaya ya da ne kadar altın külçesine sahip olduğuna bakarak değil de birtakım borsa işlemlerine karşılık gelen rakamlara göre ölçen egemen sınıf, içinde yaşadığı dünyayla beraber tüm yaşam biçimini bir çeşit aldatmaca üzerine inşa etmiştir. Göstergeler üzerine kurulu bir toplum, insanların dünyevi hakikatlerinin yalanlarla örtüldüğü yapay bir toplumdur. Bu yüzden, bu tür bir toplumun biçimsel ahlak ilkelerini öğütleyen bir dine inanması, özgürlük ve eşitlik kavramlarını hapishanelerin üzerine olduğu kadar finansal tapınaklarının da üzerine kazıması hiç şaşırtıcı değildir.