Razilo

Acayip filan deyip, kibarlık etmenin lüzumu yok. Ne olduğumu biliyorum. Ben cücesiyim, kamburuyum, sara nöbetiyim, cüzzam karantinasıyım, farelerce kemirilmiş kanlı bir kulağıyım kendi hayatımın. Ben, nereye döküleceği bir türlü bilinmeyen, kokuşmuş bir suyum; kendi elimde gezip duruyorum. Ama bu suyu ben kirletmedim, ben tükürmedim hayatımın içine, ben sıska, korkulu doğdum, yani böyle.
Sayfa 215
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kurulmuş bir saat gibi miyim? Takılmış bir plak gibi miyim? İpe sapa gelmez bir atasözü müyüm acaba? Durmadan tekrar edilen, tekrar edildikçe anlamsızlaşan, sıkıntı veren?
Sayfa 213
Edebiyat
Şimdi kilitli bir kütüphanede durmadan tozlanan, hiç okunmamış bir kitap gibiyim. Uzun ve sıkıcıyım. İçinde ne olduğunu kimse bilmiyor. Merak da etmiyor işin kötüsü.
Sayfa 204
Edebiyat
"Gençlik.." dedi. "Sabah çiyi sanki. Uyku mahmurluğundan kurtulup tam tadını çıkaracakken, geçiveriyor.."
Sayfa 123
Edebiyat
bir zaman geliyor, hayat, gelecek zamanın içinde manasız ve sıkıcı bir seyahat oluyor, yorulmuş kalpler ve vücutlar birer körebe gibi ölümün peşinden koşuyor, ama haylaz ve kötü bir çocuk olan ölüm, en olmayacak yerelere saklanıp bir türlü ele geçmiyordu.
Sayfa 102
Edebiyat