Madem ki yarın seni ne bekliyor bilmiyorsun, bugün mutlu olmaya bak.
Biliyorsun, hiçbir gücün yok alınyazın üstünde. O halde yarının belirsizliğinden kaygılanman niye?
Cenneti ve cehennemi arıyordum,
Dünyanın ve sonsuzluğun ötesinde.
Görkemli bir ses yankılandı göklerde:
“Ne arıyorsun? Cennet de sendedir, cehennem de!”
Dün, sana verilmiş bir ödüldü. Yaşadın ve gitti. Unut onu, mutlu ol. Hiçbir şey bekleme.
Pişmanlık duyma. Ne olacaksa, ebedi rüzgarın Talih’e göre çevirdiği kitapta yazılı, unutma!
Behram’ın sarayı, şimdi ceylanların sığınağı!
Şarkıların sustuğu bahçelerde şimdi,
Aç aslanlar dolaşıyor… yabaneşeği avlayan Behram, şimdi uysal eşeklerin otladığı şu tümsek altında uyuyor!
Nedir ki hayat? Ben istemeden, bana emanet edilen armağan… umursamadan geri vereceğim!
Yarın için bu ne telaş, ey dost! Emin misin ağzındaki cümlenin yarım kalmayacağından?
Günlerinin sayılı olduğunu unutma! Ve bir gün, toprağa kurban olacağını!
“Tanrı birdir ve her şeyi bilir,” diyorsun ya, o beni yarattığında biliyordu içeceğimi… içtiğime göre, Tanrı yanılmıyor demektir!
Sıyrıl, seni gururlandıran azap giysisinden! Çıplak doğduğunu unutma… Gariplik hırkasını giy! Belki selamını kimseler almayacak ama Gökyüzünün tüm melekleri yüreğinde şakıyacak!
Sonsuz bir inleyişe benziyor müezzinin çığlığı. Günde beş kez, Yaratıcının ilgisizliğinden acı çekiyor dünya!
Yağmalayanın da, zalimin de, müminin de, kafirin de rızkını veren Allah’tır.
Sayfa 462 - Çaba, allah tarafından teşvik ve ilham edilir, çünkü her şey O’ndan gelir. Her kazanç ve biriktirilen her servet, zorunlu olarak insan emeğini gerektirir.·Kitabı okudu