Bir hayatım daha olsa, korkmadan dokunmak için yaşardım onu. Bir keklik beslerdim ellerimle, varsın uçsun sonunda. Bir çiçek büyütürdüm, varsın soğusun sonunda. Bir omuzu ısıtırdım, varsın gitsin sonunda. Dokunurdum. Ben eriyene dek, o eriyene dek, biz hiçleşip karışıncaya dek bu derin boşluğa, dokunurdum. Ama yok bir hayatım daha. Bir hayat daha yok. Yok
"İşte bu da senin hikayendi. Artık üzülme, geçti."
Güç bela araladım dudaklarımı içimde garip bir hafiflik " Geçti" diye tekrarladım. "Geçti."
.
.
.
Sonra ben öldüm.