Bak güzel dostum, bu koca kentin uyuduğu şu saatte, ben tüm ışıkları yanık unutulmuş bir hayalet gemi gibi dolanırım sokaklarda. Öylesine aydınlıktır ki içim, tüm ışıklarım şıkır şıkır...
Güneşin, kıvrıla kıvrıla, istikametleri burgulaya burgulaya ancak sabah ve akşamın bellibaşlı saatlerinde ve bellibaşlı noktalarına sızabildiği bu loş konakta bana her şey dipsiz bir mananın ihtarcısıydı.