Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
O bir hayat yaşamış, heyecanlar tatmış, aşkı tanımıştı; hayatın zorluklarını kabullenmiş, sineye çekmişti; gemilerde tayfa olmuş, tuhaf ülkelere gitmiş, kavgalarda çetesine elebaşılık etmişti. O, önce halk kütüphanesindeki binlerce kitap karşısında bocalayan, sonra burada yolunu bulmayı öğrenip, o kitaplara vâkıf olan adamdı. Gece yarıları gazyağı lambasıyla çalışan, uyumamak için yastığına bir mahmuz yerleştiren, kitaplar yazan adamdı. Ama koca kalabalığın yemekle tıka basa doldurmaya çalıştığı, kocaman bir mide değildi.
"Ne var bunda? Herkes öyle yaşıyor. Bir şeye inanmadan yaşayan bir ben miyim? Bir yıl önce sen neye inanıyordun peki?"
"Ben mi?" Refik iyi niyetle saf saf gülümsedi. "Ben o zaman bir şeye inanıp inanmamak gerektiğini düşünmüyordum ki." Heyecanla ekledi: "Ama sen... sen biliyorsun. Bir kere bildikten sonra olmaz artık."