Bütün gözler Hakime çevrilmişti. Nüfus memuru arkasına baktı, kapı aralıktı. Jandarma neferi kulağını dayamış, dinliyordu. Arkasını vererek usulca örttü ka pıyı ... İki adım attı, eski yerinde durdu.
Kaymakam, gitgide bulanan, sislenen gözlerini yere eğmişti. Ama kulağı Hakimdeydi, besbelli.
- Ancak, Kaymakam beyefendi, bugünün ve bu saatin şartı başkadır. Bendehanenin kapısına üst üste iki sürme çaktırdığımı huzurunuzda itiraftan çekinmi yeceğim. En mühim ceza dosyalarını, akşamieyin eve dönerken, çevreme sarıp beraberimde götürdüğümü de ikrar edeyim. Benim kellemi alan, dosyalara el koyabilir.
Kaymakam ona baktı: