Bu köke sahip olanlar hiçbir zaman yalnız kalmazlar. Şehir kalabalığını birlikte olmak zanneden kentlilerin tersine "yalnız" ol-makla "tek başına" olmak arasında bir nitelik farkı vardır:
"İçinde bir şeylerin yırtılmaya başladığını hissediyordu. Tıpkı yırtılan bir tuvalin üstünden dökülüp rüzgârda toz olarak kaybolan boya parçaları gibi, onarılması mümkün olmayan bir yırtılma.”
Mazlum Turan, erken büyüyen çocuklardandı.
Tavuk satarak ailesine yardım ediyordu, ehliyeti yoktu ama tavukları o eski minibüsle taşıyordu.
Kızıltepe'de o akşam çevik kuvvet midibüsüne roketatarla saldırıldı.
Operasyon başladı.
İpekyolu'nda arama noktası oluşturuldu.
Mazlum Turan da yoldaydı.
Polisleri görünce panikledi, ehliyeti yoktu, Kızıltepe'liydi, sokaktaydı.
Durmadı.
Durmayınca polisler arkadan ateş açtı.
Arabada 2 çocuk daha vardı.
Mazlum'a isabet etti kurşunlar, arabayı durduruverdi son nefesinde.
Ölmüştü, arkadaşları ağlıyordu korkudan polisler geldiğinde.
Dur ihtarına uymayanlar ölürdü o kan ikliminde.
* * * Silvan kan içindeydi.
İlçe merkezinde her gün çatışmalar yaşanıyor, gözünü açamıyordu halk, korkudan dışarı çıkamıyordu.
Sadece sesler kesildiğinde, adı konulmamış bir geçici ateşkes varmış gibi hareket edildiğinde sürüyordu yaşam.
Tam da o anda "fırsatıdır" dedi Fırat'ın annesi sesler kesildiğinde.
Manava gidip biraz sebze almasını söyledi oğlu Fırat Simpile.
Fırat dışarı çıktı, güneşli havada sessizce yol aldı.