Etrafınızdaki ağaçlar ekseriyetle söğüt ve servidir. Bahçemin ölüm ve ahiret kokusu dağıtabilmesi için bu tür ağaçları tercih ettim.Etraftan burnunuza gelen bu mezarlık kokusu işte bu yapraklardan dağılıyor. Mezarlığı hiçbir millet sizin anladığınız güzel tarzda anlayamamıştır.Frenk mezarlığı ölümün tatlı ve haşin güzelliğini bozar.Orada sanki taşları daha dik ve köşeli yapan buzlu bir hava dolaşır, sanılır ki her ölü süslü ve sağlam mezarının kapısı arkasında bencilce bir hırsla saklanmış, rahatsızlık veren ziyaretçiye saldırmaya hazırlanmış bekliyor.Hristiyan mezarlığının ağır sükunetinde hissedilen adeta husumettir.Halbuki sizin mezarlıklarınızın havasında her türlü maddi endişenin gerginliğinden kurtulmuş bir tebessüm dolaşır.Müslüman mezarlığı nda insan her ölü için durup ağlamak ister, o kadar her ölü uysal ve cana yakındır.Mezarlıklarınızı şehirlerin ortasında kurmakta da haklısınız. Bunlar öyle bahçelerdir ki ağaçlarının yetiştirdiği meyveler yaşayanların tatması gereken his ve fikir meyveleridir.Bahçeme mezarlık kokusu yayacak ağaçlar dikmekle baharını güzle değiştirmek ve ona her mevsim için fikrin acı lezzetini vermek istedim