''Arkasından bakıyorum. İri gölgesi koridorda kayboluyor. Bu kadar zeki ve yetenekli ol, hayatla bu kadar mücadele et ve sonunda bu hale gel. Ne biçim bir yazgı bu.''
"Bu acımasız hastalığın ona en büyük armağanı işte bu. Yalan da olsa insana önemli ve değerli olduğunu hissettiriyor. Kenarda köşede kalmış, kimsenin fark etmediği, ilgilenmediği, sevmediği, değer vermediği ve önemsemediği biri olmak yerine, sonunda assalar bile bütün dünyanın televizyonlarında izlediği, gözlediği, önemsediği, sevdiği ya da nefret ettiği biri olmayı istiyor.
Sevmek, sevilmek, heyecanlanmak, özetle, yaşamak istiyor... "
"Dünya artık eskisi kadar büyük değil. Günümüzdeki gelişmeleri dikkate alırsanız dünya eskisinden daha küçük sayılır. Eskiden uzun bir zamanda yapılan Dünya turlarını, günümüzde daha az bir zamanda yapıyoruz."
İçindeki bütün yıkıntılara bütün kederlere rağmen başını yere eğmek istemiyordu. Matemini ortaya vurmadan tek başına yüklenecek ve yeni bir hayata doğru yürüyecekti.