hanifu

hanifu
beni bu uzun havalar mahvetti
Kaçak Taziye
merhumun vasiyeti, kocasıyla aynı mezara gömülmekmiş. kazdılar. diz mesafesine gelince, yirmi yıl önce döşenen beton bloklara çarptılar. ölü, bir kadın olduğundan, derinlik göğüs hizasına kadar inmeliymiş. beton blokları söktüler. altından boylu boyunca uzanan bir iskelet çıktı. iskelet ortaya çıktıktan sonra herkesin aklında tek bir soru vardı: “bu nasıl bir vasiyet?” kazıcılar durmuş, kimin atadığı bilinmeyen, yalnızca bu gibi eksantrik durumlarda birdenbire ortaya çıkıveren, hemen sonra da geldiği hayata karışan akil kişinin gözlerine bakıyorlardı. akil başıyla onaylayınca, iskeleti mezarın baş kısmındaki köşeye tepeleme yığdılar. yığma sırasında, kafatasından çoktan ayrılmış olan çeneden bembeyaz bir çift takma diş düştü. kısa bir duraksamadan sonra akil, görevliye dişleri ortanca oğula vermesini söyledi. ortanca dişleri aldı. elinde evirip çevirdi. babasının o dişleri taktırdığı günleri anımsamış gibi gözlerini boşluğa dikti. sonra hüngür hüngür ağladı. görevliler köşeye yığdıkları kemiklerin üzerini, taze ölünün tenine temas etmeyecek biçimde toprakla örttüler. akil, yine de içi rahat etmemiş olacak ki, kefenden bir parça koparıp toprağın üzerine sermeyi teklif etti. “bu kadarı da fazla!” dedi beriki. olanlar normalmiş gibi.
Hayata Dair
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
büyümek ağrısı
kısa sürede dost olup yiyip-içtiğimizin ayrı gitmediği, ekseriyetle beraber tartı tuttuğumuz fakat şu an hatırlamadığım bir nedenle işe gitmediğim o gün tartıya yalnız çıkan ve meskenimiz olan benzincinin kaldırımına kolunu-bacağını saçan kamyonet hasan’a çarptığında 8 yaşındaydım. hasan, kaybettiğim ve taziyesine gittiğim ilk arkadaşımdı. devam eden yıllarda farklı nedenlerle birçok arkadaşımı daha kaybettim. kimi suikaste, kimi savaşa kurban gitti. kimisi de mide, baş ağrısı gibi şikayetlerle hastaneye yatıp öldü. hepsinin tek ortak paydası ölümlerinin çok erken olmasıydı. geceleri yapacak bir işim olmadığı için böyle şeyleri hatırlayıp dururum. hava çok güzel, yaşamak da öyle.
Duygu ve Düşünce
Sadi Şirazi
“bir ömür daha lazım bu hayattan sonra,  çünkü bu ömrümüz sadece umut içinde geçti.”
Hayata Dair
bir karadeniz türküsünde geçen, “ha bu akan dereler denizlere dolacak” sözü kadar beni hüzne boğan, birbiriyle uzaktan-yakından ilgisi olmayan bir cümle de w. benjamin’in şu sözleridir: “kulak verdiğimiz sesler içerisinde, artık susmuş olanların yankısı da yok mudur?”
Duygu ve Düşünce
"Dedem duvar örerdi. Babam duvar örerdi. Ben duvar örüyorum. Peki niçin hâlâ bir evimiz yok?" Fellini, Amarcord (1973)
İnsan ve Hayat