Bu anlatılanlar beylikler zamanında yaşandı. Beylerin hepsi birbirinden farklıydı. Ölümün geleceğini bilen, Tanrı'yı aklından çıkarmayan, insanlara merhamet eden beyler de vardı, adını bile anmaya değmeyecek köpek gibi zalimler de. Ancak hepsinden kötüsü köylülükten gelip de patron kesilen, pislikten çıkıp da prensliğe soyunanlardı! En çok böyleleri yüzünden kararırdı insanların yaşamı!
İvan Şerbakov, ihtiyar babasının Tanrı'nın emirlerine uymayı, ateşi kıvılcımken söndürmek gerektiğini vasiyet ettiğini hiç unutmadı.
Artık birisi ona kötülük yaptığında intikam almaya uğraşmıyor tam aksine arasını düzeltmeye çalışıyordu. Kötü söz söyleyen olursa, daha kötüsüyle karşılık vermek yerine muhatabına kötü söz söylememesi gerektiğini gösteriyordu. Evin kadınları ile çocuklarına da aynı şeyi öğretiyordu. Böylece düzenini yeniden kuran İvan Şerbakov, eskisinden bile daha iyi yaşamaya başladı.