"Ah insanın kendinden yakınmaya hakkı olabilir mi!
Başaracağım, sevgili dostum, sana söz veriyorum kendimi düzelteceğim, her zaman yaptığım gibi yazgımızın karşımıza çıkardığı ufak tefek sıkıntıları artık tekrarlayıp durmayacağım; içinde bulunduğum anın tadını çıkaracağım, geçmiş benim için geçmişte kalacak."
Ey güzel insan, sen de onun gibi bir tutkunun esiriysen onun acıları sana avuntu olsun. Eğer yazgından veya kendi hatandan dolayı bir arkadaş bulamıyorsan bu küçük kitap dostun olsun.
"Ama sonuçta zaman her şeyin ilacı, alınan yaşın da tüm duygular üzerinde özel ve hafifleştirici bir etkisi var..
Ölümün yaklaştığını hissettikçe, ölümün gölgesi yolunuzun üzerine simsiyah düştükçe, olaylar gözünüze eskisi gibi batmıyor, derin duygularınıza artık aynı şekilde seslenmiyor, tehlikeli gücünden çok şey kaybediyor."
"Giriştikleri eylemin aptalca bir cesaret olduğuna dair mantık yürütmeye vakit bulamadan, büyülenmiş gibi bir şey onları arkalarından iter, bir arzudur onları aşağıya çeken."
"O zaman içimi acıtan şey hayal kırıklığıydı... o genç adamın o denli itaatle gitmesinin verdiği hayal kırıklığı.. beni durdurmak, yanımda kalmak için hiçbir girişimde bulunmaması... beni yoluna çıkan bir azize gibi görmesi sadece... ve beni görmemesi.. bir kadın olarak hissetmemesi."