Müslümanın süzgeci olmalı, bu da Kur’an ve sünnettir
Günlük yaşantımızda bazen fark etmeden günaha meylederiz; işte o an kendimize sormalıyız: “Bu Allah’ın razı olduğu bir iş mi?” Eğer süzgeçten geçmiyorsa, bırakmak bize daha hayırlıdır vesselam.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bugün yine şahit oldum… İki genç karşılaştı, sarıldılar, güldüler ve ilk cümleleri şu oldu: “Naber …” Devamını söylemeye gerek yok; ağza yakışmayan bir küfürle başladılar muhabbete. O kadar normal, o kadar sıradan bir tonda söylediler ki, sanki selam vermek buymuş gibi…
İçimden “Biz nereye gidiyoruz?” diye geçirdim. Çünkü bu insanlar yarının anne-babaları olacak. Bu ağızdan çıkacak kelimelerle nesil yetiştirecek.
Bu mesele sadece “dini hassasiyet” değil, bu doğrudan toplumsal ahlak sorunu. Dil bir toplumun aynasıdır. Eğer aynaya baktığımızda bu kadar çirkin bir tablo görüyorsak, toplum olarak kendimize ciddi bir soru sormamız gerekiyor:Bizim çocuklarımız bu ortamda nasıl büyüyecek?
Eğer saygılı, seviyeli, güçlü bir nesil istiyorsak, önce kendi ağzımızı temizlemek zorundayız. Çünkü çocuk, önce kelimeyi öğrenir, sonra hayatı.
Herkesin bir hayali vardır. Kiminin hayali küçük, kimininki büyük görünür; ama her hayal sahibine özeldir ve değerlidir
Hayaller insana umut verir, hedef gösterir, yolda yürümek için güç olur. Ama sadece hayal etmek yetmez; o hayali gerçeğe dönüştürmek için çaba göstermek gerekir. Adım adım çalışmak, sabretmek, yorulsa da vazgeçmemek… İşte bu gayretin sonunda insan tevekkül eder. Çünkü bilir ki, elinden geleni yaptıktan sonra sonucu belirleyen yalnızca Allah’tır.
Umarım sen de bir gün hayallerine kavuşursun...