İkbâl der ki: "Bu gün beşeriyet üç şeye muhtaçtır: Kâinâtın rûhânî tefsîri; ferdin mânevî hürriyeti ve yine mânevî bir esâsa dayalı olarak beşer cemiyetinin tekâmülünü idâre eden âlemşümul mâhiyeti hâiz temel prensipler.
Muhakkak ki Avrupa, bu yollar üstünde çeşitli zihnî nizamlar kurmuştur. Ne var ki sırf akıl yolu ile izhar edilen hakîkatin, ancak ve ancak vahiy ve ilhâmın yarattığı îman ve yakîn heyecanını ve ateşini getirmeye muktedir olmadığını, tecrübeler göstermiş bulunuyor.
Onun için sırf aklın, insanlara pek az tesir etmesinin, buna karşılık îmânın, fertleri her zaman yükseltmesinin ve kütleleri toptan değiştirip mânevîleştirmesinin sebebi budur. Onun için Avrupa felsefesi kendi hayatında asla canlı bir âmil hâline gelmemiştir. Bunun netîcesi olarak da en büyük işi, zenginin menfaatine fakîri istismar etmekte olan, birbirine karşı müsâmahasız demokrasiler vâsıtasıyle kendini arayan sapık bir ego olmuştur.
İnanınız ki, bugün Avrupa, insanoğlunun ahlâkî ilerlemesine en büyük engeldir.
Diğer cihetten Islâm, vahiy ve ilham esâsına dayandığından, hayatın en iç derinliklerine hitap ederek maddesini delip geçen nihâî fikirlere mâlik bulunmaktadır.
| Sâmiha Ayverdi, Bir Dünyâdan Bir Dünyâya, Kubbealtı Neşriyatı, 2. Baskı: İstanbul - Eylül 2000, s. 103.