DOĞU TÜRKİSTANLI LİDER
İsa Yusuf Alptekin diyor ki:
"Kızıl Çin, komünizmin katı metodlarının bir kısmını terkederken ve Doğu Türkistan Türklerine, bazı hürriyetler tanırken, anânevî istilâ ve asimmilasyon politikasından zerre kadar tâviz vermemektedir. Çin'in Türkiye ve İslâm dünyası ile münasebetlerini geliştirmesinin ardında, iki milyon kilometre kareye yakın Doğu Türkistan topraklarını Çinli muhacirlerle doldurmak ve 30 milyona yakın Türk'ü eritmek siyaseti yatmaktadır. Çünkü, dış politikasının temel prensibi: 'uzaktakini oyala, yakındakini ez' şeklindedir. Aziz Türkiyemiz ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki münasebetlerin gelişmesi, millî menfaatlerimiz istikametinde elbette faydalıdır. Ancak, bu münasebetler, Doğu Türkistan'ın unutulmasına sebep olmamalıdır".
İsa Yusuf Bey, bilhassa Doğu Türkistan'ın unutulmasından şikâyetçidir ve o, bu konuda şöyle demektedir: "Bizim için en acı olan şey, Çin mahkûmu bu Türk Yurdu'nun, soydaşları, dindaşları ve hür insanlık tarafından unutulmuş olmasıdır. Aziz Türkiyemiz'de bile basınımız ve münevverlerimiz, maalesef, Doğu Türkistan'ı tanımamaktadır. Nitekim, resmî ziyaretler vesilesiyle Çin'e, oradan da Doğu Türkistan'a kadar giden basın mensuplarımızın bir çoğu, yazılarında bu durumu ifade etmişlerdir. Öte yandan, bazı muharrirlerimiz, bu ziyaretlerinin intibalarını yazarlarken, Doğu Türkistan'ı, bir miktar Uygur Türk'ünün yaşadığı ve Kızıl Çin'e ait, bir toprak parçası gibi telâkki etmişlerdir. Sanki, bir avuç Türk, orada tesadüfen bulunmakta iken, Çinliler, onların ibadethânelerini açmış, dinî hürriyet vermiş, serbest ticaret hakkı tanımış... özerk bir siyasî yapıları varmış ve soydaşlarımız rahat ve müreffeh bir hayat sürmekteymiş gibi yazılar yazmışlardır. Oysa, durum, hiç de böyle değildir. Bütün bunlar, Doğu