Harun Çelik

Harun Çelik
@HarunCelikManas
86 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Bir şair gördüm, konuşurken bir zambağa "siz" diyordu..
9/10
·42 syf.··
2026 35. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 15:07
Dün gece ansızın beni çağıran bir kitap oldu. Sanki o an neye ihtiyacım olduğunu hissetmişti. Benimle konuşmak, bana iyi gelmek ister gibiydi.Doğanın ortasında benimle sohbet etmiş gibiydi. Öyle cümleler vardı ki.. okurken hissettiğim duyguları kelimelere dökmek belki de mümkün değil. İncelemelere baktığımda din konusunda eleştirildiğini gördüm. Bu beni gerçekten üzdü. Oysa kendisinin de dediği gibi: “Gözleri yıkamalı başka türlü görmeli, kelimeleri yıkamalı..” Sohrap Sepehri, insanlığa dair her şeyi doğayla iç içe, incelikle anlatıyor. Doğayı bir metafor gibi kullanarak derin anlamlar kuruyor. Keşke kitabın devamı olsaydı… Sayfalar dolusu süren, hiç bitmeyen bir anlatı, kesilmeyen bir duygu seli… Aynı derinlikle okumaya devam edebilseydim. Diğer kitaplarını da okuyacağım. Beni çağırdıkları zaman.. “Ve ölümden korkmayalım” diyen bir şairin, 51 yaşında hayata veda etmiş olması… Bu da ayrı bir tezat. “Benim ruhum gençtir. Bazen heyecandan kekeler… Ruhum bazen yol ağzında duran bir taş gibi gerçektir.” İşte böyle bir ruhla yazılmış bu eser. Konuşurken zambağa “siz” diyen bir şair… İmgelerle, tezatlıklarla şiire bambaşka bir derinlik katmış. Sitemleri bile incelik taşıyor. “Bir tebessümün arkasında gizlidir her şey.” Zor değil.. bir gülümseme. Okuyun, okutun.. ve hep gülümseyin :)
Suyun Ayak SesiSohrab Sepehri · Pan Yayıncılık · 20081,397 okunma
Harun Çelik
Tavsiyeniz üzerine kitabın sipaişini verdim, teşekkür ediyorum Esra Hanım.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10 Bir Eser
10/10
·542 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2025 21:01
Başlamadan önce belirtmeliyim ki şu anda incelemesini okuduğunuz bu kitabın yerli edebiyatımızın en iyi 5 romanından biri olduğunu düşünüyorum. Ve öyle tahmin ediyorum ki Şair'in ilk baskısı yıllar sonra çok ciddi bir değer görecektir. İşte bu kadar kıymetli bir kitap ile karşı karşıyasınız. Şair'in yazarı Rafet Elçi. Kendisi 1979 Bayburt doğumlu. Şair dışında başta Ahrar olmak üzere birkaç tane daha romanı ve birkaç tane fikri eseri ve bir de şiir kitabı bulunuyor. Şair'in ilk baskısı 2011 yılında Fanus Yayınları tarafından yapılmış. Yayınevini ilk defa duydum ve kitabın künyesinde yazdığına göre İz Yayıncılığın bir alt kuruluşu olduğu görünüyor. Bu da bana şunu düşündürdü; demek ki Rafet Elçi'nin bu kıymetli eserini İz Yayıncılık kendisi değil alt kuruluşuna yayımlatmayı uygun görmüş. Burada editöre de ciddi bir eleştiride bulunmak gerekiyor çünkü bu eser öyle alt kuruluşa vesaire bırakılacak bir eser değil. Büyük yayınevlerinin kulakları çınlasın: Ne kıymetli eserleri sırf yazarı popüler değil diye gözden kaçırıyorsunuz. Yayınevi ve editör eleştirimizi de yaptıktan sonra şimdi eserin dünyasına geçebiliriz. Şair'in hikayesi yedinci yüzyılda Arabistan'da başlıyor. İslamiyet yeni gelmiş ve henüz yaygınlaşmamış. Tam da o geçiş dönemi. Arap kabileleri kendi aralarında rekabet hatta savaşlar halinde. Fakat bu bedevî ve sert insanların ortak bir tutkusu var: Güzel ve nükteden konuşma, yani dil sanatı, yani şiir. Evet bu insanlar şiire tutku ile bağlılar ve şairler el üstünde tutuluyor. Ve hatta bu insanlar savaşırken, kılıç şakırdatırken dahi ara verip birbirlerine şiir okuyabiliyorlar. Yani bir kısa şiir molası verip sonra "hadi savaşa devam" diyorlar. “Dilimin mührünü çözüp, kelamın uzun kılıcını sıyırdığımda, mevsimler değişecek.“ Sayfa 62 İşte bu şairlerin
ŞairRafet Elçi · Fanus Yayınları · 2011476 okunma
Harun Çelik
Çok güzel ve kıymetli bir inceleme olmuş, kaleminize yüreğinize sağlık.
60 Darbesi Öncesini Anlatan Muazzam Eser
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 73. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2025 00:55
Hasan İzzettin Dinamo ve Unutulmuş Bir Baş Yapıt Yazarımız Hasan İzzettin Dinamo’nun hayatından esinlenerek kaleme aldığı bu serinin ana karakteri Musa, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Sivas Öğretmen Okulu’nda, ileride ne denli körleşeceğini hissetmiş; daha parlak bir gelecek umuduyla İstanbul’a gidip yazarlık ve şairlik yapmayı denemiştir. Ancak bunda başarılı olamayınca öğretmen okuluna dönüp mezun olmuş ve Anadolu’nun gariban köylerinde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Musa, birçok Avrupa dili bilen, donanımlı bir aydın olmasına rağmen yazdığı hükümet muhalifi eserleri nedeniyle mesleğinden dışlanmış, görev verilmemiştir. Eşi Zarife ile birlikte her şeyden uzaklaşmak için İstanbul’un gözden ırak bir gecekondu mahallesine gelmiş, bir matbaacı arkadaşının yardımıyla ayyaş bir ailenin harap gecekondusunu satın alıp yerleşmiştir. Kitapta, Musa ve Zarife’nin bu gecekonduyu binbir zorlukla yaşanabilir hâle getirme mücadelesi anlatılmaktadır. Eserde, 2. Dünya Savaşı sonrası Türkiye’sindeki siyasi ortam son derece başarılı bir şekilde betimlenmiş; Demokrat Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi arasındaki gerilim, sağ-sol çatışmaları ve dönemin toplumsal dokusu çarpıcı biçimde aktarılmıştır. Çıkarları uğruna cehaleti tercih eden insanların, topluma faydalı aydın bireyler için nasıl tehlikeli olabildiğini görmek gerçekten kan dondurucuydu. Kitaptan günümüze yapılacak çıkarımlar ise ne yazık ki fazlasıyla mümkün. Birçok konuda bir arpa boyu yol alamadığımızı görmek insanı derinden sarsıyor. Hasan İzzettin Dinamo, edebiyat tarihimizin kıymetli fakat tozlu raflara terk edilmiş cevherlerinden biri. Yazdığı eserlerde, yaşadığı dönemin siyasi baskısını ve halkın sefalet içindeki yaşam mücadelesini çarpıcı bir şekilde aktarıyor. Bu seri, şahsımca gerçek bir başyapıt niteliğinde.
Edebiyat
Musa'nın GecekondusuHasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 2012198 okunma
Harun Çelik
Hocam sizin analizi okuyunca fark ettim yıllardır her yerde anlattığım kitaplardan bir tanesidir bu kitap ve ben YouTube kanalımda videosunu çekmedim. Bu yorumunuz vesilesiyle bu hafta tanıtacağım kitap bu olacak 👍
60 Darbesi Öncesini Anlatan Muazzam Eser
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 73. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2025 00:55
Hasan İzzettin Dinamo ve Unutulmuş Bir Baş Yapıt Yazarımız Hasan İzzettin Dinamo’nun hayatından esinlenerek kaleme aldığı bu serinin ana karakteri Musa, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Sivas Öğretmen Okulu’nda, ileride ne denli körleşeceğini hissetmiş; daha parlak bir gelecek umuduyla İstanbul’a gidip yazarlık ve şairlik yapmayı denemiştir. Ancak bunda başarılı olamayınca öğretmen okuluna dönüp mezun olmuş ve Anadolu’nun gariban köylerinde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Musa, birçok Avrupa dili bilen, donanımlı bir aydın olmasına rağmen yazdığı hükümet muhalifi eserleri nedeniyle mesleğinden dışlanmış, görev verilmemiştir. Eşi Zarife ile birlikte her şeyden uzaklaşmak için İstanbul’un gözden ırak bir gecekondu mahallesine gelmiş, bir matbaacı arkadaşının yardımıyla ayyaş bir ailenin harap gecekondusunu satın alıp yerleşmiştir. Kitapta, Musa ve Zarife’nin bu gecekonduyu binbir zorlukla yaşanabilir hâle getirme mücadelesi anlatılmaktadır. Eserde, 2. Dünya Savaşı sonrası Türkiye’sindeki siyasi ortam son derece başarılı bir şekilde betimlenmiş; Demokrat Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi arasındaki gerilim, sağ-sol çatışmaları ve dönemin toplumsal dokusu çarpıcı biçimde aktarılmıştır. Çıkarları uğruna cehaleti tercih eden insanların, topluma faydalı aydın bireyler için nasıl tehlikeli olabildiğini görmek gerçekten kan dondurucuydu. Kitaptan günümüze yapılacak çıkarımlar ise ne yazık ki fazlasıyla mümkün. Birçok konuda bir arpa boyu yol alamadığımızı görmek insanı derinden sarsıyor. Hasan İzzettin Dinamo, edebiyat tarihimizin kıymetli fakat tozlu raflara terk edilmiş cevherlerinden biri. Yazdığı eserlerde, yaşadığı dönemin siyasi baskısını ve halkın sefalet içindeki yaşam mücadelesini çarpıcı bir şekilde aktarıyor. Bu seri, şahsımca gerçek bir başyapıt niteliğinde.
Edebiyat
Musa'nın GecekondusuHasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 2012198 okunma
Harun Çelik
Hocam bu güzel kitap analizi için ben size teşekkür ediyorum. Çok istifade ettim.