Gerçek yaşam seninle geçirdiğim anlardır
En mutsuz bitişlerim sensiz olan sonlardır
Seni düşünürken sevginin gücünü hissederim
Seninleyken azalır her zaman kederlerim
Sadece sensiz anlarda üşütür geceler beni
Sensizken hissederim güllerin dikenini
Yokluğunda sarar beni sensizliğin çemberi
Ruhumu esir eder, arttırır kederleri
Beni ağlatan sensiz gerçekleşen sonlardır
Benim için mutluluk senle olduğum anlardır
Yaşar Kemal
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bizim dinimiz nedir? Biz hangi dindeniz. Hep birden, 'Elhamdü-l-illâh Müslümanız' diye cevap vereceklerini sanıyordum. Fakat öyle olmadı, cevaplar karıştı. Kimisi 'Imami âzam dinindeniz', kimisi 'Hazret Ali dinindeniz' dedi. Kimisi de hiçbir din tayin edemedi. Arada, İslâm'ız diyenler de çıktı.
Peygamberimiz kimdir? deyince, onlar da pusulayı şaşırdı. Akla gelmez peygamber isimleri ortaya atıldı. Hatta birisi, 'Peygamberimiz Enver Paşa'dır' bile dedi.
İçlerinden peygamberin adını duymuş olan birkaçına da, 'Peygamberimiz sağ mıdır, ölü mü?' deyince, iş gene çatallaştı. Herkes aklına gelen cevabi veriyordu. Bir kısmı sağ, bir kısmı ölüdür tarafını tuttu. Fakat birisinin kuvvetle konuştuğunu yahut bir tarafın daha ağır bastığını görünce, diğer tarafın da kolayca o tarafa kaydığı görülüyordu.
'Peygamberimiz sağdır' diyenlere, 'O halde hangi şehirde oturur?' diye sordum. Cevaplar tekrar karıştı. Onu İstanbul'da, Şam'da yahut Mekke'de yaşatanlar oldu. Hiçbir yer tayin edemeyenler daha çoktu. 'Peygamberimiz ölmüştür' diyenlere de 'Ne zaman ölmüştür? ' denildiği zaman bu sefer onlar şaşırdılar. Yüz sene önce, beş yüz sene önce, bin sene önce diye gelişigüzel cevaplar verenler oluyordu. Fakat çoğu vakit tayin edemiyordu. Dinimizin adı ve peygamberimiz bilinmediği gibi, din ilkelerini ve ibadetleri doğru dürüst bilen kimse de çıkmadı.
Şevket Süreyya AydemirSuyu Arayan Adam
Bir nisan akşamı,serin bir günün,
Şark'ın bu sevimli,güzel köyünün
Cenneti andıran bir akşamıydı.
Sizi ilk balkonda gördüğüm gündü,
Yüzünüz sararmış gibi göründü,
Acaba ruhunuz çok hasta mıydı?
Faruk Nafiz Çamlıbel
Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın,
Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git...
Bir yarın göçtüğünü,çöktüğünü bir dağın
Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git!
Faruk Nafiz Çamlıbel