Nereden ve nasıl başlayacağımı tam olarak kestiremiyorum. Kitap, kesinlikle kalite kokuyor, emek, çaba, alın teri kokuyor. Dan Brown ile ilgili bu bilgiyi çoğunuz biliyordur, kitapların hazırlanış süreci geniş bir ekibin ortak çalışmasıyla ilerliyor. Elbette kalem yazardadır fakat temeli kesinlikle ekip kuruyordur. Zira bu kadar bilginin kurguya bu kadar ince işlenmesi tek kişinin altından kalkabileceği bir yük değildir, bence.
Bu kitabı yazarın diğer kitaplarından ayıran bir nokta var benim gözümde. Bilim-kurguya daha fazla yer vermesi (Gerçekmiş gibi…) kitaba ayrı bir hava kattı. Okuduklarımın kurgu olduğunu bilmeme rağmen bu denli gerçekçi anlatılması beni kitaba daha fazla bağladı ve kendi dünyasının içine aldı. Ben de buna memnuniyetle izin verdim. Karakterlerin tüm duygularını hissettiğimi söylemeliyim.
Zekice sorulan sorular ve bir o kadar zekice verilen cevaplar, kitaba olan hayranlığımı fazlasıyla arttırdı. Böylesi ince düşünülmüş diyaloglar, okuyucuda da ekstra meraklar uyandırıyordur. Bende uyandırdı en azından.
Bir romanı bitirdikten sonra bilgisayar başına geçip kitabın konusunu, kurgusunu, mekanlarını vesaire araştırdığım çok nadir bir durumdur. Aslında bunu her kitaptan sonra yapabilmeyi isterim fakat her kitap böyle bir istek bırakmıyor maalesef… Bu kitabı bitirdiğim gibi bilgisayar başına geçtim. Bir merak başka bir merakı uyandırdı. Başlarda amacım, yukarıda da belirttiğim gibi kitabın somut içerikleri hakkındaydı fakat bir yerden sonra karakterlerin birbirlerine sordukları soruları, içseslerinde sorguladıkları konuları sormaya başladığımı ve bunları araştırmaya merak saldığımı fark ettim. Bu bazılarınıza tuhaf gelebilir fakat kitabı okuduktan sonra aslında kurgunun ne kadar da gerçeğe yakın olduğunu göreceksiniz.
Yazılacak çok şey var daha ama durmam