ben artık kitap okuyamıyorum. ama burayı çok özlüyorum. alıntılarla kavga ettiğim inceleme yazmak için heyecanlanan o kızdan alacağım var. ne yaşadım da bu hale düştüm bilmiyorum. bu döngüyü kırmak için heyecanlandığım kitaplar okumaya çalıştım ama olmadı üç beş sayfa okuyup bıraktım. o yüzden bu profil geçici bi süreliğine kitap okumayı bıraktı. :( dua edin çabuk geri gelsin
Gerçekten çok zor bir süreç, kırmakta bir okadar zor. Size has bir durum değil, ülkece öyle bir haldeyiz. Okumak hiçbir zaman bu kadar zor olmamıştı...
Leyloi Hayır fiyatlar için her zaman bir çözüm vardır. Pdf aynı mutluluğu vermez kitabın kokusu dokunuşu verdiği mutluluk ayrıdır. Şunu demek istiyorum neredeyse herkeste aynı sorun var kitap okuma isteğinin bir anda yok olması. Sanki sihirli bir değnek herkese dokundu ve okuma isteğimizi elimizden aldı.
10 bin bina parçalandı.
Yaklaşık 18 bin kişi kayıp.
Her gün ortalama 330 bomba atıldı.
2 milyon kişi zorunlu göç etti.
56 bin kişi yaralandı.
Yaklaşık 350 bin kişi öldü.
8300 silahsız Boşnak erkeği katledildi.
28 bin Boşnak, 14 bin Sırp, 6 bin Hırvat askeri öldü.
35 bin çocuk yaralandı, 10 bin çocuk öldü, 1800 çocuk ömür boyu engelli kaldı.
44 bin Boşnak kadınına tecavüz edildi.
44 bin kadından biri Suada. Sadece Boşnak ve Müslüman olduğu için savaşta tecavüze uğradı, defalarca, onlarca farklı kişi tarafından. Kendinden utandı, ölmek istedi, kimsenin yüzüne bakamadı. Sevdiği herkesi elinden aldı savaş; sevdiği erkeği, babasını, annesini, teyzesini, ablalarını.. Tek bir şey kaldı geriye her şeye rağmen yaşamak.
Evet yaşadılar. Herşeye rağmen yaşayan bu kadınlar 2003'te bir dernek kurdular: Tecavüze Uğramış Savaş Mağduru Kadınlar Derneği. Tecavüzcülerini ihbar ettiler ve ceza almalarını bile sağladılar. Bu derneğin kurucusu Bakira Haseçiç şöyle diyor:
- Tecavüze uğradıkları için daha önce toplum içine çıkmaktan utanan, travma yaşayan binlerce kadın vardı. Ancak bu kadınlar derneğimiz sayesinde artık suçluları adalete teslim etmek için çaba gösteriyor. Çünkü utanması gereken bizler değil hâlâ hiçbir şey olmamış gibi rahat bir şekilde gezme cesareti gösteren tecavüzcülerimizdir.
Not: Bu savaşta henüz 7 yaşında bir çocuk olan Emine Seçeroviç Kaşlı yaşadıklarını anlatmış 'Kurşunların Da Rengi Var' isimli kitapta. Ben gözümü diktim bu kitaba belki siz de okumak istersiniz.
Barış Özcan ın önerisi ile okudum kitabı ama yani ben anlamadım bu neydi. Altını çizdiğim çok cümle oldu fakat kitap bütün olarak karışık geldi bana. Ordan oraya savrulup duruyor gerçekten ne anlattı bilmiyorum.
Yazar yapay zekayı kişisel ideolojilerine göre yorumlamış.Bu kitap bilimsel gerçeklik açısından yapay zekadan bahsetmiyor. Adı içeriğine uymayan kitaplar listesine çok rahat girer