Selimiye azametli olmaktan ziyade güzeldir. İnsana ruhanî duygulardan ziyade hayranlık verir. Ruhta da sükûn ve teslimiyet uyandırır. Kalbe muvazene ve huzur getirir. İnsan onunla, bir insan eseri olduğu için övünebilir ve bir eşinin daha yapılabileceğine her nedense ihtimal vermek istemez.
İnsan kalbi onun, bir Allah evi değil, bir kul yapısı olduğu için üstüne titrer. Onun ilân ve temsil ettiği İlâhî varlığı, korkarak değil, severek benimser. Onun sevdirdiği şeyi insan, hiç korku duymadan sever.
Kötülük; iyiliğin olmayışı değil, insanın kalbinde Allah sevgisinin yokluğudur. Bilim ve teknoloji pek çok şey açıklar ama insanın içindeki inanç boşluğunu dolduramaz. Ancak Allah'a ve yarattıklarına duyulan sevgiyle kainata da barış ilan edersin. Sevdiğin kadar sevilirsin. Verdiğini aslında kendine verirsin. Allah ile başlattığın her adım senin hayrınadır.
Embriyona bir ruh atfederek bu konuya ilişkin ahlak fikirlerini alt üst eden Hıristiyanlıktır; Hıristiyanlıkta kürtaj ceninin kendisine karşı bir suç haline gelir. Augustinus "Doğurabileceği kadar çocuk doğurmayan bir kadın, tıpkı gebe kaldıktan sonra kendini yaralamaya girişen bir kadın gibi, doğurmadığı çocuk sayısı kadar cinayet işlemiş sayılır," der. Bizans'ta kürtaj sadece geçici bir sürgünle cezalandırılıyordu; çocuk cinayetlerinin yaygın olduğu barbarlarda kürtaj sadece annenin isteği dışında şiddete başvurularak yapıldığında suçtu ve cezası kan parası ödemekti. Ama ilk konsillerde, cenin kaç aylık olursa olsun bu "cinayet"e son derece sert cezalar getirilir. Bu arada bitmek bilmeyen tartışmaların konusunu oluşturan bir soru ortaya çıkar: Ruh bedene tam olarak ne zaman girmektedir? Aziz Tommaso ve yazarların çoğu, bunun erkek çocuklarda kırkıncı güne doğru, kız çocuklarda ise sekseninci güne doğru gerçekleştiğini belirler; dolayısıyla canlı cenin ile canlı olmayan cenin arasında bir ayrım yapılmış olur. Ortaçağ boyunca, kefaret kitabı şunu ilan etmektedir: "Gebe bir kadın meyvesini kırk beşinci günden önce yok ederse bir yıl cezaya çarptırılır. Altmış günün sonunda cezası üç yıl olur. Son olarak çocuk canlıysa, o kadının katil muamelesi görmesi gerekir." Ancak kitapta şu da eklenir: "Çocuğunu beslemekte zorlanacağı için onu ortadan kaldıran yoksul bir kadınla zina suçunu saklamaktan başka bir amacı olmayan kadın arasında büyük bir fark vardır."
Sayfa 156 - Koç Üniversitesi Yayınları·Kitabı okuyor
Benim evimde,öfkeli bir adam olmayacak.
Benim evimde,kimse evdekilerin ruh halini anlamak için ayak seslerini ve ses tonlarını analiz etmeyi öğrenmek zorunda kalmayacak.