… Michel Foucault, kurucu özne anlamında İnsan’ın, insan haklarını ya da evrensel bir etiği temellendirebilecek zaman-aşırı apaçık bir ilke değil, belli bir söylem düzenine özgü inşa edilmiş, tarihsel bir kavram olduğunu ilan ederek okurlarının infiale kapılmasına neden oluyordu.
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Felsefe
Geceleri aşık olur, birbirimize aşkımızı geceleri ilan ederiz. Gündüzler bizi mantığımızı kullanmaya, kendi hapishanemize kapanmaya zorlar. Gün boyunca baskı güçleri, aşkın özgürlüğüne karşı savaşır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Nikâhı ilân edin. Onu mescidlerde kıyın ve bunun için def çalınız."
Tirmizî, Nikâh, 6.
Reaksiyon
Nasıl davrandığımız önemli, fakat nasıl reaksiyon gösterdiğimiz daha önemlidir. Tamam nazik birisin, evet espritüelsin, barışçısın... Peki ya biri sana sataştığında ne yapıyorsun? Şantaj, tahkir ve baskı karşısında ne cevap veriyorsun? Biri sana ilan-ı aşk ettiğinde? Ödül alırken? Alnına bir namlu dayandığında? Sigara isteyen evsize, işten kovan patrona, dans teklifini reddeden teyzeye nasıl mukabele ediyorsun? Karakterimiz davranışlarımızdan ziyade reaksiyonlarımızdan belli olur.
Sayfa 130·Kitabı okuyor
Alıntı
Eylemlerini toplumsal onay biçimlendirmişti.
Sen çetenin reisiydin, çünkü diğerleri senin gerçek olduğunu ilan etmişti.
Sosyal bir bağ, temelde, karşılıklı bağımlılık hissinden doğar. Yeni düzenin bütün kutsal kitapları ise bağımlı olmayı utanç verici bir durum olarak niteler: Katı ve bürokratik hiyerarşiye karşı başlatılan saldırı insanlarin bağımlılıktan yapısal olarak kurtaracak; risk alma eylemi, verilene boyun eğmek yerine özgüven taşıyan güçlü bir insan yaratacaktır. Modern şirketlerde, liyakate yer yoktur. John Kotter’in danışmanlık mesleğini esnek işin zirvesi olarak alkışlaması­nın altmda, danışmanın hiç kimseye bağımlı olmadığı varsayımı yatar. Bağımlılığı utanç verici ilan eden bu anlayışlar insanlar arasında güçlü ortaklaşma bağlarin kurulmasını da istemez.