Aşk bir mantık hatasıydı ve o, büsbütün doğru olduğuna inandığı koca bir yanlışa düşmüştü. Aslında her insan, bir tek kendi sevgisinden
sorumluydu. Sevdiğin kadar sevilmek filan, insanoğlunun var oluşuna aykırıydı. Hiçbir beklentiye girmemeyi öğrendiği gibi, ağır ve sancılı bir şekilde, sabretmeyi de öğreniyordu.
İnsanın kendisi olabilmesi için başkalarının ondan istediğini yapmayı bırakması gerektiğini düşünüyordu. Mesela; herkes üniversite bitirmek zorunda değildi. İnançlarının ve arzularının peşinden koşmanın da tek yolu bu değildi. Kendi aradığından ve isteklerinden vazgeçerse en acı yazgıları yaşayıp yok olacağını düşünmeye başladı. İnsanlar kendi yollarına gittiklerinde, en fazla, gelecekleri daha az karanlıktan daha çok karanlığa çıkıyordu.