Ahmet Haşim Delibaş

Ahmet Haşim Delibaş
@HasimDel
olan bitenin alacakaranlığında...
Ölüm Korkusunu Yadsımak, Yeni Bir Yol Vaat Edemiyorsan Sessiz Kal
Geçmişte bu yadsımasını kurcalamamıştım. Genellikle bir savunmayı, çözümden daha fazla sorun yaratmadığı ve yerine öne rilecek daha iyi bir şey bulunmadığı sürece baltalamamakta yarar vardır. Yeniden doğuş konusu bu duruma bir örnektir: ben şahsen bunu ölümü yadsımanın bir biçimi olarak görüyorduysam da, bu inanç Carlos'a (ve dünya nüfusunun büyük bir bölümüne) çok yardımcı oluyordu; bu durumda onu baltalamak şöyle dursun her zaman desteklemiş olup bu seansta da Carlos'a yeniden doğuşun tüm içeriğine tutarlı bir biçimde dikkat etmesi için ısrarda bulunarak bu inancına tekrar destek vermiş oluyordum.
Sayfa 100·Kitabı okudu
Reklam
Varoluşsal Birlik Arayışı
Daha da fazla - onun mutluluk arayışının aynı zamanda benim arayışım olduğunu düşünüyordum. Aynı arayıştı bu, o ve ben aynıydık. Evrensel birlik ve egosuzluğa ilişkin Budist inancını harfi harfine alıyordum. Kendimin nerede bittiğini, bir başkasının nerede başladığını bilmiyordum.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Terapistin Düşünce Sistemi Otobiyografisinden Doğar
Çünkü bir aşk saplantısı, benim kendi yaşamımdan da bildiğim gibi, iyisiyle kötüsüyle yeni deneyimleri engelleyerek yaşamın gerçekliğini emip tüketir. Gerçekten de terapi konusundaki köklü inançlarımdan çoğu ve psikolojik ilgimin en yoğun olduğu alanlar kendi kişisel deneyimlerimden kaynaklanmıştır. Nietszche bir filozofun düşünce sisteminin daima kendi otobiyografisinden doğduğunu öne sürer ve ben de bunun tüm terapistler için - hatta düşünce üzerinde düşünen herkes için - geçerli olduğuna inanıyorum.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Aşkın Celladı
Aşık olan hastalarla çalışmaktan hoşlanmam. Bu belki kıskançlıktandır; çünkü ben de aşkın büyüsüne kapılmayı çok isterim. Belki de aşk ve psikoterapi temelde uyuşmadığından. İyi bir terapist karanlıkla savaşır ve aydınlanmayı arar, oysa romantik aşk gizemle beslenir ve incelendiğinde ufalanıp dağılır. Aşkın celladı olmaktan nefret ederim.
Varoluşsal Psikoterapi
Psikoterapi açısından özellikle önem taşıyan dört değiştirilemez gerçek görüyorum: her birimiz ve sevdiklerimiz için ölümün kaçınılmazlığı: yaşamımızı kendi irademizle biçimlendirme özgürlüğümüz, nihai yalnızlığımız; ve son olarak, yaşamın belirgin bir anlamdan yoksun oluşu. Bu veriler ne kadar acımasız da görünse, aynı zamanda aklın ve kurtuluşun tohumlarını taşırlar. Bu on psikoterapi öyküsünde, varoluşun gerçekleriyle yüzleşmenin ve bu gerçeklerin gücünü kişisel değişim ve büyümenin hizmetinde kullanmanın mümkün olduğunu göstermeyi umuyorum.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Reklam