Ahmet Haşim Delibaş

Ahmet Haşim Delibaş
@HasimDel
olan bitenin alacakaranlığında...
Egonun Hakimiyeti
Bugün egonun hâkimiyeti altındayız; onun sersemliğine, hatta sarhoşluğuna kapılmış durumdayız. Narsistik ego ötekinde her şeyden önce kendiyle karşılaşır. Dijital medyalar da ötekinin kayboluşuna katkıda bulunur. El altında hazır duruma getirmek suretiyle ötekinin direncini azaltırlar. Ötekini giderek daha az bir şekilde ötekiliği içinde algılarız. Öteki ötekiliğinden arındırıldığında ancak tüketilmeye yarar.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Acının Ontolojisi: Hazırda Bulunan Şeyleşir
Hazırda olmamak günümüzde hazırda olanın geçici yokluğudur sadece. Hazırda olandan ibaret dünya yalnızca tüketim içindir. Ancak dünya hazırda olanların toplamından fazlasıdır. Hazırdaki dünya aurayı, hatta rayihayı yitirir. Oyalanmaya fırsat vermez. Hazırda olmayıştır ötekinin başkalığını, ötekiliğini niteleyen. Onu bir tüketim nesnesi olmaya düşmekten korur. "Kadim mesafe" olmaksızın öteki bir Sen değildir. Şeyleşerek O olur. Ötekiliğine seslenilmez, ele geçirilir.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Acının Ontolojisi
Yeryüzünün düzeni günümüzde sonuna geliyor. Yerine dijital düzen geçiyor. Heidegger yeryüzü düzeninin son düşünürüdür. Ölüm ve acı dijital düzende yer almaz. Arıza olarak görülürler. Üzüntü ve özlem de şüphe uyandırır. Uzağın yakınlığının acısı dijital düzene yabancıdır. Yakın, uzağa taahhütlüdür. Dijital düzen yakını mesafesizliğe indirgeyerek acı vermemesini sağlar. Hazırda bulundurma baskısıyla her şey ulaşılabilir ve tüketilebilir hale getirilir. Dijital habitus şudur: Her şey hemen hazırda olmalıdır. Dijital düzenin hedefi topyekün hazır etmedir. "Yapılamaz olan karşısındaki tereddütlü çekingenliğin yavaşlığı"ndan yoksundur.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Erişilemez Yeryüzü
Yeryüzü, kendisiyle ne denli "sürdürülebilir” bir şekilde uğraşırsak uğraşalım, erişilebilir bir kaynak olarak ele alındığında bozulmuştur bile, çünkü "özsel açıdan erişilemez"dir. Yeryüzünün Kurtuluşu onunla tamamen farklı bir ilişkiyi şart koşar. Onu esirgememiz gerekir. Bu da erişilmezliğinin deneyimini içerir. Yeryüzünü yabancılığı ve ötekiliği içinde bırakır. Esirgeme mesafeyi gerektirir.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Acının Diyalektiği
Palyatif toplum takıntılı bir şekilde olumsuzdan kaçar, onda oyalanmak yerine. Olumlu olana sarılmak aynının üretilmesine neden olur. "Aynı biçimlerde ayak direme"nin temelinde algofobi bulunur. "Sürekli yaratan", "sürekli yıkmak zorunda olan" olma özelliğiyle "acıya bağlanmıştır". Acı, yaratıcıyı "şimdiye kadarkini kabul edilemez, hatalı, reddedilmesi gereken ve çirkin olarak hissetmeye" zorlar. Bu nedenle acı olmaksızın devrim, yeniye yolculuk ve tarih olamaz.
Sayfa 51·Kitabı okudu