Aşk romanı olarak tanıtılan ama daha çok psikolojik bir alt metni olan bir kitaptı benim için. Başta aşkını yaşayamamasından kaynaklı bir öfkesi olduğunu düşündüğüm ama ilerledikçe sınıfsallık kavramı yüzünden aşağılanmanın verdiği öfkeye sahip olan bir karakteri okuduğumu düşünüyorum. Çünkü birini gerçekten seven, aşk gibi bir duyguyu tadan birinin bu kadar zalim olabilmesi bana tutarlı gelmedi açıkcası. Bunun dışında, Catherine'nin hikayesini okuduğumu sanarken bi anda hikaye kızının hayatına evrildi ve ardından aslında başından beri Heathcliff'in hikayesini okuduğumu fark ettim. Tek bir düzlemde gitmiyordu roman. Bu biraz yorucu ve kafa karıştırıcıydı ama yine de akıcıydı.
Genel olarak yorumlarsam psikoloji, sınıfsal ayrım gibi konuların işlendiği, aşk, merhamet, sadakat, nefret ve hırs gibi duyguların yoğun olarak aktarıldığı çok yönlü bir romandı. Okuduğum için asla pişman değilim ama beklentimin altındaydı. Her karakterin iç dünyasını anlamak için uğraştığım ve beyin fırtınasına sürükleyen bir romandı. Keyifli okumalar..