Hatice Ç.

Hatice Ç.
@Hatice_1903
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·74 syf.·
2026 10. kitabı
Kitapta Yahudi genç bir kız olan Esther ile yaşlı bir Hristiyan ressam arasında gelişen beklenmedik bir dostluk anlatılıyor. Esther’in, Katolik bir kiliseye asılacak Meryem Ana tablosu için model olmasıyla başlayan süreç; sadece bir resim hikâyesi değil, aynı zamanda inanç, sanat ve insan ruhu üzerine derin bir içsel yolculuğa dönüşüyor. Arka planda politik karışıklıklar, inanç çatışmaları ve toplum baskısı da hissediliyor. Bu da hikâyeye ayrı bir derinlik katmış. En çok, karakterlerin iç dünyalarının bu kadar güçlü yansıtılması beni etkiledi. Zweig’in insan ruhunu çözümleme biçimi gerçekten çok etkileyici. Yazarın diğer kitapları kadar beni tam anlamıyla içine çekmedi ama yine de okuduğuma pişman olmadım; düşündüren ve duygusu olan bir kitaptı.
Hayatın MucizeleriStefan Zweig · İş Bankası Kültür Yayınları · 202219,1bin okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2026 9. kitabı
Son dönemde işe gidiş gelişlerimde, kitaplığımda bekleyen ince kitapları bitirmeye odaklandım. Yabancı da bu vesileyle okuduğum, daha çok okunmuş olsun diye elime aldığım bir kitaptı. Okurken beni içine çeken ya da duygusal olarak yakalayan bir tarafı olmadı; ancak etkisini tamamen yok saymak da mümkün değil. Roman iki bölüm üzerinden ilerler. İlk bölümde Meursault’nun annesinin ölümü ve bu ölüme verdiği tepkisiz karşılık anlatılırken, ikinci bölümde işlediği bir cinayet nedeniyle yargılanma süreci ele alınır. Ancak Camus’nun odağı cinayetin kendisi değil; toplumun, kendi normlarına uymayan bir bireyi nasıl konumlandırdığı ve dışladığıdır. Meursault’nun mesafeli ve duygusuz tavrı, bir eksiklikten çok dayatılan anlamlara karşı bilinçli bir duruş olarak okunabilir. Buna karşın bu soğuk anlatım, benim okur olarak karakterle bağ kurmamı zorlaştırdı ve romanın sürükleyiciliğini azalttı. Yine de Yabancı, uyumsuzluğun nasıl cezalandırıldığını göstermesi bakımından düşündürücü. Ahlak, inanç ve vicdan kavramlarını bilinçli biçimde askıda bırakması, okuru kendi değerleriyle yüzleşmeye zorluyor. Beğenmek şart değil; ama okuma bittiğinde insanda hafif bir rahatsızlık bıraktığı da inkâr edilemez.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,3bin okunma
Puan vermedi·416 syf.·
2026 8. kitabı
Eveeet 1000Kitap arkadaşlarım, merhabalar merhabalar! Bu sefer elimden düşüremeden okuduğum, kapağını kapattıktan sonra bile zihnimde dönüp duran bir kitapla geldim. Hem okudum, hem düşündüm, hem de biraz kendime yakalandım diyebilirim. Hazırsanız yorumuma giriyorum… ve biraz ciddileşiyorum. :) Bu kitapta beni en çok etkileyen şey iki zeki adamın görünmeyen bir satranç oyunu oynamasıydı. Josef Breuer, Nietzsche’yi iyileştirdiğini sanarken aslında kendi bastırdığı duyguların içine çekiliyor. Nietzsche ise hasta ve kırılgan görünmesine rağmen zihinsel olarak inanılmaz güçlü; adeta hamle üstüne hamle yapıyor. Bir noktadan sonra “Doktor kim, hasta kim?” sorusu kafamın içinde dönmeye başladı. Roller öyle ince değişiyor ki fark ettiğinde çoktan hikâyenin içine çekilmiş oluyorsun. Nietzsche’yi yalnız, acı çeken ama dimdik duran bir adam olarak görüyoruz. Breuer ise dışarıdan güçlü, saygın ve düzenli… Ama iç dünyasında fırtınalar kopuyor. Konuşmalar ilerledikçe anlıyorsun ki insan başkasını iyileştirmeye çalışırken en çok kendi yarasına dokunuyor. Kitapta geçen baca temizleme metaforu da tam olarak bunu anlatıyor. İçimizde biriken isleri, bastırdığımız duyguları, konuşmadığımız acıları temizlemeden nefes almak zor. İnsan arada kendi bacasını da temizlemeli. Bu romanı okurken ister istemez Böyle Buyurdu Zerdüşt’ü de düşündüm. Zaten kitap o sinyali size veriyor. Orada anlatılan güçlü, kendini aşmaya çalışan insan fikrinin arkasındaki yalnızlığı ve mücadeleyi burada daha net hissediyorsun. Sanki fikirlerin arkasındaki insanı tanımış gibi oluyorsun. Bu roman bana şunu düşündürdü: Güçlü görünmek başka, gerçekten güçlü olmak başka. Asıl cesaret kendi karanlığınla yüzleşebilmekte. Okurken sık sık kendime yakalandım. Hepimiz biraz kaçıyoruz bazı şeylerden. Ama bir gün oturup
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma